3 Ağustos 2015 Pazartesi

Aydinlanma

Bugun elimde kitap, okumaya calisip okuyamazken ve okuyamadigimi cevirdigim onca sayfadan sonra farketmisken ne yapiyorum ben diye sordum kemdime.

Onca satirdan animsadigim, sanirim sık sık gectigi icin hatirlayabildigim uc kelime vardi sadece; çar, prens ve nedime.. ne olay, ne tasvir ne de cozumleme, biri bile aklimda degil.. o halde ne yapiyorum ben?

Kaciyorum! Tabi ya.. ofkeden titremek uzere elimde tuttugum kitaba bakilirsa sayfalarin arasina kaciyorum.. satirlara saklanip ustumu kelimelerle ortuyorum. O kitap kapagi beni gerceklikten koparan ya da yasadigim durumla bas etmemi saglayan bir kapiya donusuyor ve bana yalnizligin ozgur sokaklarini bahşediyor.

Bu farkedis beni, sayfa kivrimlarina saklandigim diger hatiralarin golgesine goturdu.. hangi odada hangi kitaba kapatmistim kendimi, hangisiyle basima bazi duygularin kirip geciren dolusu icin siper yapmistim, kac asit yagmurundan korunmaya calismistim? Hepsini olmasa da pek cogunu hatirladim..

Okumak, okumak, okumak.. su dunyanin kalabalik yalnizligindan, yalnizligimin şölenine tasiyordu.. saatlerce okumak ve arinmak.. geriye yunmus yikanmis olarak yumusacik cikivermek sonrasinda..

Kutuphaneler, kitapcilar ve kitaplar hepsi benim icin sınır kapilariymis.. yeni ulkelerin girizgahlari. Sonra ver elini kopuş gereksiz yuklerden..

Benim icin okumak bir kacissa yazmak ne oyleyse?

Uc/sekiz/onbes


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder