Bu metruk evin iki uc arsa otesinde cok guzel bir arazi var.. yaklasik 10 donum kadar.. bir basi dereye bakiyor.. o taraftan karsisina ev yapmak mumkun degil.. diger taraf tatli bir egimle asagi iniyor ve karsisinda erzin gorunuyor..
Uzun cok uzun zamandir bir yatir ve bir turbe gibi ziyaret ederim bu araziyi.. gidip dua ederim bir gun bize nasip olsun diye.. icine ev yapayim, cevresine meyve agaclari dikeyim, hayvanlarim olsun besleyeyim, salincaklar kurayim cocuklarima, govdesi kavi olan agaclarin golgesini miras birakayim evlatlarim icin isterim. Her mevsim baska bir agacin kokusunu ceksin iclerine misafirlerim, cicekler olsun rengarenk, yol kenarlarinda.. bu cografyanin malzemesinden doseyeyim evin taslarini, ahsabini; agac gibi cimen gibi dag gibi tas gibi toprakla uyumlu olsun evim dilerim...
Gel gor ki arazi satilmaz, satisa cikarilsa da kayinvalidemle kayinpederim bunu bize haber vermez. Cunku orada bir ev yapilmasini, o evde de hele kendi cocuklarinin torunlarinin yasamasini hic istemez..
Onlarin bize bu evi cok gormelerinin bir sebebi var elbette. Ve o sebebin de bu metruk evle ciddi bir ilgisi var..
Bundan yillar once koyun son evi olan, bu evden sonra ormana yol alinan o metruk evde yazlari yasayan bir kari-koca varmis. O vakitler amanoslarda eskiya yol keser harac alir, kimini esir eder kiminin canina kiyarmis. Iste eskiya bir gece dagdan inmis.. koyun bu son evine girmis, hem bu kari-kocayi hem komsularini öldürmüs, kadinin o gun tazecik pisirdigi somun ekmeklerini, aksam yemeklerini ve sofrada ne varsa geri kalan hepsini alip daga cikmis..
Iste 3 koylunun yitip gittigi bu ev, eskiya korkusunu temsil eder kayinvalidemle kayinpederimde.. bizim bu evden bir kac arsa sonrasina kalan arazimize hic itibar etmezler bu yuzden..
Gecen yillarda "anne o isler geride kaldi artik, bak teror yok yaylalarda, herkes cikiyor istedigi gibi, bi sey olmaz bundan sonra da" diyordum kayinvalideme..
Ama bu yil orada bir evim de olsaydi kalmaya cesaret edemezdim herhalde.. hele ki cocuklarimla asla geceleyemezdim..
Bugun koyun hemen asagisinda soku yolu adi verilen, bahcelere giden patikada bir koylunun silahli bir eskiya tarafindan cevrildigini aksam isittigimde korkmakta ne kadar hakli oldugumu dusunup uzuldum..
Burasi hatay erzin.. ve burda bile, aksam ustu hadi soyle koy disina dogru bi yuruyelim diyemiyorum. Bizi bahcelere birakin biz piknik yapalim siz de isinizi yapip gelin diyemiyorum evin erkeklerine, kadin basimiza bi sey gelirse diye..
Burdan elaziga gidecektik.. galiba yalan oldu. Bir kac gunde bu hale nasil gelebildik?
Iki/sekiz/onbes
3 Ağustos 2015 Pazartesi
Hayaller hayatlar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder