Mehlikanin kaydini cocuk akademisine yaptirdik. Ve bu benim bu yil en cok sukrettigim seylerden biri oldu.
Egitimi iki yil surecek. Ve ilerisi icin su an net bir plan yok. Iki yil sonra mezuniyet belgesi verecekler sadece. Bu ne ise yarayacak? Belki hic bir ise. Kimin umrunda?
Fakat cocuk akademisine kabul edildigi zaman ne isine yarayacak ona ne kazandiracak gibi sorularla karsilastim.
Cunku akademide matematik turkce fen ya da ingilizce gibi alisageldigimiz okul dersleri yok.
E peki o zaman niye gidiyor akademiye
Bu mehlikanin wushu sporu icin de soruluyor. Bir dovus sporu degil. Kimseyi haklamadi. Gorunurde alisageldigimiz uzak dogu sporlarina benzemiyor.
E hic bi numarasi yok bunun?
Bazen kendimi ve kararlarimi hayatin ve insanlarin cok disinda buluyorum. Anormal miyim nedir?
Akademiden mezun oldugunda gorunur ise yarar bir diplomasi olmayacak evet belki de. Ama neden benim zerre kadar umrumda degil?
24 haftada fizik kimya ve biyolojiye dair 100 deney yapmalarini ve bu tecrubesini onemsiyorum ben. Ders notlarina etki edip etmeyecegini hic dusunmeden..
Ya da drama derslerinde icindeki mehlikayi kesfetmesi umudu heyecanlandiriyor beni. Tiyatro yapmayacagini bilmek rahatlatici geliyor su an icin..
Dahiler okulunda zekasini ve kavramasini, bellegini guclendirebilecek puf noktalari ogrenecegini bilmek hayati daha pratik yasayabilecegini dusunduruyor bana..
Akademi sadece ogrenmek ve gelismek icin ogrenmek demek. Modern hayat o kadar titr ve etiket icin yasaniyor ki sadece gelismek icin ogrenmek artik bu hayatin disinda..
Lisans egitimine geri dondugumde bana da benzeri sorular sorulmustu. E o kadar emek verdigine gore artik bi iste calisirsin.
Sadece bir iste calismak icin sosyoloji gercekten yanlis bir tercih. Ben ogrenmek icin okudum. Bu yuzden cok keyifliydi ogrenim hayatim. Bu yuzden ogrendiklerimin bilgisi degil manasi tum hucrelerime sizdi belki de..
Mehlika wushuda siyah kusak aldi ama hala kimseyi dovemez. Kimseyi dovmeyi ogretmediler cunku ona.
Bedenini terbiye etmeyi ogrettiler. Disiplini. Odaklanmayi..
Sporun mehlikanin hayatinin icinde merkeze yakin bir yerlerde olmasini onemsedim ben. Ruhu ve bedenine iyi gelecegini umarak. Sorumluluk almasini her hafta aksatmadan antremanlara gitmesini, bunun icin fedakarlik yapmasini onemsedim. Yoksa bir kavgaya girmesini degil..
Madalya alacak kadar mesgul olmasi, yarismalara katilmasi gibi hirslarim olmadi hic. O istedigi zaman kendi talep etmeliydi. Ama bir anne olarak sporu tanitmaliydim ona.. yasamina eklemeliydim.
Bana gore hayat titrlerden, ustuste yigilan diplomalardan, madalyalardan ibaret degil.. bunlar sadece bu egitimlerden sonra 'insan' olmus insanlarda guzel..
Ve bana gore modern egitim almamis ama hayat denilen ogretmenin sıkı ogrencisi olmus bilge insanlar da var yasamda..
Bilgelik, olgunluk, guzel ahlak kimdeyse ve edindigi seyleri sadece bunlar icin kullaniyorsa odur ustun olan; insan olmanin sorumlulugunu tasiyan..
Kendim ve cocuklarim icin onemsedigim yagane sey de bu; sorumluluk sahibi olmak.
Bize emanet edilen her seyi hakkinca kullanmak...
**
* "Sahip olmaya değil "olma"ya olsun çaban!" Diye bir soz okudum yazi bitince..
Posted via Blogaway
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder