3 Kasım 2014 Pazartesi

Hediye

Onunla tanistigimda henuz bir haftalikti sanirim. Bir battaniye sarili yatiyordu. Butun gece agladi dedi kadin. Ac.. N'olur onu alip baksana. Annesi terketmis.

Zaten dusundugum bir seydi. Rana da istiyordu. Ama ben sececektim planima gore.. boyle hop diye hem de sari mi sari bir sey alacagimi hayal etmemistim.

Eve getirdim. Bakimiyla ilgili her seyi ogrendim. Tum temizlik ve bakimi, sutunu icirmesi bana aitti bir sure.. kendi ogrenene kadar.. yeniden anne olmus gibi hissediyordum.

Adina "tarcin" dedik. Ve tarcin soguk gecelerde usumesin diye yanina hep sicak su torbasi koyduk. Bir sure hemen basucuma yatirdim. En ufak sesinde kalkip sut vermek icin. Yuruyemiyordu bile. Gozlerini cok az aciyor. Cogunlukla uyuyordu. Bir bebek varmis gibi evde sessizligi koruyor, odasina girmiyor, rahatsiz etmemeye ozen gosteriyorduk. Minicik biberonlarla besliyorduk ve o kusuyordu. Sonradan anladim ki (bu kusma olayi onu birakana, yani bes aylik olana kadar devam etti) annesi sokakta yasayamayacagini ongorerek insanlarin yasadigi bir apartmana onu birakmisti.. belki icgudu.. bir insan onu belki bulur da bakar diye sanirim. Sokakta terketseydi sabaha kadar baska bir canliya yem olmasi isten degildi.

5 ay boyunca nereye gitsek yanimizda tasidik. Tum planlarimizi onu da dusunerek yaptik.

5. Ayda bir cok neden onu aldigimiz siteye birakmamiz gerektigi sonucuna ulasmamizi saglamisti. Daha fazla hazira alismadan, hayatini idame ettirebilecek eriskinlige ulasmisken (ve aslinda daha cok umud ederek) onu guvenli yasayacagini dusundugumuz siteye geri biraktik.

O gece sabaha kadar aglamis. Ve cocuklar dovmus. Kedilerle kavga etmis. Siteye gittim ve teror estiren cete lideri cocukla anlastim. Kediyi doven cocuklardan korumasi sartiyla ona is verecegimi soyledim. O daha fazlasini da ustlendi. Senin verdigin mamayla beslerim dedi.. ve aylik on liraya onu ise aldim; "tarcini koruma gorevlisi"

Cocuklarla sık sık onu ziyarete gittik. Zaman gecirdik. Fakat.. Daha sonraki gunlerde tarcin arkadasimi takip edeyim derken siteden cikmis ve cengelkoy sirtlarinda kaybolmus.

Tarcin bir ince sizi olup saplandi yuregime.. acaba yasiyor muydu, acaba karnini doyurmayi ogrenmis miydi, acaba arabalardan kacmayi biliyor muydu...

Mehlika kedilere dair herhangi bir sey duydugunda agliyordu.. ben her kedide tarcini goruyordum.. tum sarmanlara yaklasip merhaba diyordum. Genelde aldigim cevap benden uzak dur hirlamasi oluyordu..

Bir canliya emek verip sonra onu terketmenin ne kadar buyuk vicdan azabi oldugunu tum hucrelerimle duyumsuyordum.

Aradan gunler gecti.. tarcina olan sevgim hep benimle yasadi.. evet ben vazifemi yapmistim. Ona bakmam gereken zamanda bakmis birakmam gereken zamanda da birakmistim fakat o ince sizi kendine yer etmisti...  belki de en bastan almamaliydim?...

Gecen gun libadiye cocuk akademisinde isim vardi. Goztepe koprusunun orda.. isim bitince bir arkadasimin nikahina yetismek icin aceleyle kosturmaya basladim. Duraga gittigimde sarman bir kedinin durak kenarinda dolandigini farkettim. Hemen yaklastim ve sevmek icin elimi uzattim. Ne kadar da tarcina benziyordu. Bu kedi, Diger sarmanlar gibi hirlamadi, Sevmeme izin verdi ve kucagima cikti. Tipki tarcin gibi patileriyle kucagimi oksuyordu. Bu hareketi baska hic bir kedide gormemistim. Gozlerine baktim, goz rengi ve hatta sol gozunun kenarinda surekli tekrarlanan yarasi ayniydi. Tuylerindeki kircillar ayniydi. Renk harmonisi, kuyrugunun bicimi.. olmasi gereken ay araligi.. her sey... bu kesinlikle tarcindi. Otobus gelene kadar bir on dakika onu sevdim. Hayatta olduguna sukrettim.. ve otobus gelince nikaha yetisme telasiyla otobuse bindim.

Sonra aklim basima geldi. Cengelkoyde kaybettigim kediyi allah mucizevi bir sekilde goztepede karsima cikarmisti ve bu tevafugun tekrarlanma ihtimali cok zayifti. Ya simdi ona sahip cikacak veya acaba iyi mi diye dusunmeye devam edecektim.. belki yine karsilasiriz umuduyla yasamaya da elbette.. ve hayat belki de bu ikinci sansi hic vermeyecekti..

Bir durak sonra aceleyle otobusten inip, ayagimdaki topuklu ayakkabilara, bacaklarima dolanan etegime umursamadan kostum. Ya yerinden ayrildiysa?

Gittigimde yine duraktaydi cok sukur.. kucagima alip taksi cevirebilecegim bir yere gitmeyi denedim ama izin vermedi. Yaklasik 5 ay boyunca sokakta yasamisti ve ister istemez yabanilesmisti. Yere biraktim. Yaklasik bir durak boyunca yanimda yurudu. Yanimdan Ayrilip bir sitenin tel orgulerinden iceri girdiginde evvet dedim bu macera da burda bitti. Geri gelmez artik. Son bir umitle seslendim; tarciinn gel oglum. Geldi.. ve her tarcin dedigimde yine bana yaklasti.

Taksi cevirip bindim. Onu artik eve goturemezdim. Fakat iyi bakilacagina emin oldugum bir yere birakabilirdim. Bulgurluya kadar takside kucagimda geldi. Hic bir taskinlik yapmadan ve beni korkutmadan..

Onu bulgurluda kendisiyle ilgilenecek insanlarin yasadigi bir siteye biraktim ve nikaha yetistim. Aksam cocuklari alip yanina gittim. Bahcede tarcin diye seslenir seslenmez yanimiza geldi ve cocuklarin yanindan hic ayrilmadan kendini sevdirdi..

Nerde oldugunu, ne yaptigini bildigimiz, arada ziyaret ederek sevebilecegimiz bir ortamda olmasi; kalben onu aramama, onu onemsememe, merak etmeme bir odul oldu..

Insanin hayatina giren sevgi sebebi, bedenlerin yoklugunda da sevilmeye devam ediyor.. bu bir kedi olsa bile..

Fakat yeniden bir kedi evlat edinmek istersek bunu cok cok iyi dusunmemiz gerektigine dair ciddi ve unutulmaz bir ders edinmis olduk boylece...

Posted via Blogaway


Posted via Blogaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder