6 Kasım 2014 Perşembe

Divane..

Engin kederlerim yok benim.. zirvesine cikip daglarimin, derin okyanuslari seyretmedeyim. Korkutmuyor bu derinlik beni..

Belki bir cuzzamlinin hissizligidir kim bilir.. kaybettigim organlarim varsa da habersizim.

Hic bir masal kotu bitmiyor bana gore.. tum masallarin sonu esenlik. Ayriliklar, gozyasilar, arinislar boylece, daha samimi kiliyor hikayeyi. Yeter ki masalin sonu hakikate ciksin.

idamlari, surgunleri, bir bir olen canlari, katliamlari gorup de torunlarina anlatmayan bilge yaslilar gibiyim.. bugunu oren dundeki hikmeti kim cozebilir? Yarini kim bilebilir?

Yezid olmasaydi sahabe yayilir miydi dunyanin her tarafina? Ebu cehiller olmasaydi kim hicret ederdi?

Elimde hic bir sorunun cevabi yok. Fakat cevaplarin varligina ve guzelligine dair tam bir itmi'nan var gonlumde..

Ofkelerim anlik artik.. uzaklasmalarim devamli.. belki bir surgun bu. Yolculuk demeyi tercih ederim..

Koyleri kasabalari icindeki insanlariyla terketmedeyim.. donmek gibi bir arzum da yok ustelik.. bu yol benden beni aliyor. Farkindayim..

Toplayip biriktirdigim kelimeleri ucan balonlara baglayip ucuruyorum her gun ve her gece..

Unutuyorum esyanin isimlerini. Bir gun yeniden ogretilecek biliyorum. Baska bir dille. Bilmedigim bir dilde hayati tanimlayacagim..

Celal ve cemalden suzulecek esma.. o zaman agac deyince canlanacak tum agaclar.. beste dedigimde sarki soyleyecek kainat.. kus dedigimde kanatlanacak tum kuslar.. baska bir dil ile gezecegim baska bir evrende..

Ayrilik, insanlari anlatmayacak.. sevgi, masivayi.. keder, dunyaya ilismeyecek, dunyama.. burasi baska bir alem.

Gormedim. Ama biliyorum. Yuzume vuran sonbahar ruzgarinin bahar turkuleri soylemesinden hissediyorum.

Yolcuyum.. yolcusuyum hakikatin..
Varmasam da varmisliktayim.
Yeter ki yoldan ayrilmayayim.
Korku bu lugatimde; ayrilik, yoldan. Yolcu olmaktan..
Yolda kaldigim surece ölsem, ne gam!

Posted via Blogaway


Posted via Blogaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder