22 Ocak 2015 Perşembe

Minik kasifler.


Persembe gunu onu gezdirecegime dair mehlikaya soz vermistim. Sabah hatirlatti tabi. Hemen hazirlanip bir arkadasina da bize eslik etmesi icin teklif yaptik.

-anne buyaka'ya gideliimm...
-yasemin teyze kidzanya'ya gideliimmm..
-vialand'a gidelim lutfen lufeenn..

Halbuki ben sehir sokaklarinda dolasmak istiyordum onlarla.

Eminonu mu, kadikoy mu? Diye sordum onlara. Yoksa beyazit mi?

Pek de memnun olmaksizin eminonunde karar kildik en sonunda.

Once sikeci garina gittik. Size pek bir sey anlatamayacagim ama bildigim kadariyla rehberlik edebilirim dedim.

Sirkeci garinda gezdik. Sirkecideki tarihi binalara ugradik. Buyuk postaneyi ziyaret ettik. Mini rehberlik yaptim. Dinlemekten yorulmayacaklari sekilde.

1. Abdulhamitin mezarina ugradik. Kadem-i serifi gorduk. Dua ettik selam yolladik.

Hic bir sey bilmiyorum dedin ama her seyi biliyorsun dediler. Gulumsedim.

Misir carsisini gezdik. Sabun kokularina konduk. Baharat rayihasiyla mest olduk. Turistik esyalara takildik. Fiyat sorduk esnafla konustuk.

Kurukahveci mehmet efendinin selamini aldik. Sokagina daldik tahtakaleye ugradik. Bir suru oyuncakla sasirdik. Sonra aciktik.

Mercan yokusunun basindaydik. Basimizi kaldirdik. Suleymaniyeyi gorduk.

Hadi dedim madem aciktik e suleymaniye de surasi size bir kuru fasulye yedireyim.

Yokusu tirmandik. Yorulduk dediler. Off dediler. Oldum bittim geberdim dediler. Aciz aaacc dediler. Suleymaniyeye ulastik.

Kuru, pilav, tursu, yogurt istedik. Ilk kasikta bayildik dediler. Yorulduk ama degdi dediler. Karnimizi doyurduk. Elhamdulillah..

Caminin bahcesine girdik. Burda bir padisah var dedim. Kim dediler. Kanuni ile hurremin elinden optuler. Zahid kotkuya dua ettiler. Hafize ozalla tanistilar. Bahcevandan bir fatiha karsiligi sumbul aldilar.

Caminin icine girdiler minik iki serce gibi sektiler.

Buraya yakin bir botanik bahcesi var dedim. Gidelim mi? Biri olur dedi digeri olmaz. Oy cokluguyla botanik bahcesine girdik.

Ikisi de hemen cikmak istediler. Burada bir sey yok dediler. Kis olmus tabi. Mevsim donmus. Bahce sonmus.

Su manzaraya karsi iki dakika oturmaliyim dedim icimden.

Onlara da dedim ki. Hadi bakalim size doga kasifligi oyunu teklif ediyorum. Ben burda bes dakika oturacagim. Siz de bitkileri inceleyin bana rapor verin. Sonra da gideriz.

Kostular kalem kagit aldilar. Bitkilere uctular. Latince isimleri okuyamayinca turk bitkilerle ilgilendiler. Biraz fasist oldular.

Hadi gidelim dedim. Olmaz dediler. Dugun cicegi diye bagirdilar, aaa eliiiff trabzon hurmasi dedi biri, mehlikaaa kelebek calisi dedi oteki.

Su ana dek 58 turk cicegi ismini kaydettiler. Sinek kapanlara, aleoveralara, nergislere, uzun muz agaclarina, havuzun icinde yetisenlere, sudan cikip boy verenlere, suyun icinde gizlenip olmeyenlere bayildilar.

Hadi gitsek mi diyorum hala. Hala hayiiirr daha yeteri kadar gezmedik diyorlar.

Istanbul guzel sehir. Sevdiriyor kendini.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder