5 Ocak 2015 Pazartesi

Kayitlara Gecsin


dün, sabahın köründe çınaraltında bir kadın ağlıyordu. gördüm. güneş yeni uyanıyordu. insanlar yeni. kadın uyku görmemiş gözlerle ağlıyordu.

gökten yapraklar düşüyordu yere. elinde süpürgeli adamlar vardı, önlerine katıp yaprakları süpürüyordu. kadının gözyaşları yanaklarına düşüyor kimse dokunmuyordu.

kahve içti kadın üstüste. üstüste sigara yaktı. sigaranın külleri nefes çekilmeden hiç, yere düşüyordu ve kadının yaşları mütemadiyen yanaklarına.

dün sabahın köründe bir kadın ağlıyordu. sarsıla sarsıla, böğüre böğüre ağlıyordu. yere yapraklar düşüyor, adamlar yaprakları topluyor, masaları temizliyor ama kadın dağılıp duruyordu. kadının dağılan parçalarını hiç bir adam toplamıyordu. gördüm, vapurlar süzüle süzüle boğazdan geçiyor, güneş gerine gerine uyanıyor, caddeler kalabalıklaşıyor, güz güzelliğini sonuna kadar açıyor ve bir kadın hıçkırarak ağlıyordu.

yanında başka bir kadın vardı. ağlamaktan yorulunca kadınla konuşuyor. konuştukça ağlıyor, yanındaki kadın ona sarılıyordu. herkes, yoktu. hayat bir kişi ile nefes alıyordu bazen. bir kişide ciğer kalıyordu işleyen. insanlık insanlıktan çıkıyordu.

dün sabah bir kadın küfrediyordu hayata. diline yabancı, yakası açılmadık küfürler savuruyordu dünyaya. küfrettikçe daha çok ağlıyor, küfrettirenlere kızgınlığı artıyordu. bastığı zeminlerin bir obruğa dönüp onu yuttuğunu görüyor, içinden çıktığı çukurlara dönüp tükürüyordu. dün sabah bir kadın delilik uçurumlarının kıyısında geziyordu. ha düştü ha düşecek.. düşse kim üzülecek?

"adam yokmuş bu hayatta gördüm" dediğini duydum. "and olsun ki ve kasem, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim ki gördüğüm tüm adamlardan daha adamımım ben. kahrolsun ki adam sanıp sevdim ben. yaptım ben. ben yaptım. kendi ellerimle adam yapıp taptım ben." gökyüzüne bakıyor ve konuşuyordu; " görüyor musun? bari sen beni görüyor musun? duyuyor musun sesimi? affediyor musun beni?" ve susup mütemadiyen ağlıyordu, vahşi hayvanlar gibi boğuk.. sesi yere düşüp parçalanıyor, dallara savrulup kırıla kırıla çoğalıyordu.

dün bir kadın çınaraltında sarhoştu. içki sürülmemiş dudaklarıyla zil zurna sarhoştu; acıdan, kederden, bitmişlikten. "kusmak istiyorum" dedi. "gördüklerimi, işittiklerimi, sevgilerimi kusmak istiyorum. burda olmamda varlığıyla ve yokluğuyla emeği olan herkesi kusmak istiyorum yaşamımdan..."

denizde dalgalar oynaşıyordu, kediler miskin miskin güneşle sevişiyordu, insanlar gelip geçiyor, geçip gidiyordu. ve bir kadın hıçkıra hıçkıra ağlıyordu, dün sabah çınaraltında.

kimse umursamıyordu.

***
Ruzname'den

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder