26 Eylül 2015 Cumartesi

Palimpsest..

Kim demis gecmis degistirelemez diye? Yasananlar gecmiste kalmistir da artik mudahale edilemez diye?

Her gun gecmisi yeniden yazariz aslinda. Bir palimpsest gibi ustelik. Ustuste biner yazilar. O kadar cok kopyalanir ki hangisi ilk nusha ayirt edemeyiz sonrasinda.

Ayin harfi mim gibi gorunur de gozumuze ask, meşke doner. Nefes aldigimizi zannettigimiz anlar nefs'e dair bir rayiha oluverir. Imtina ettigimiz imtihanlarimiz itina ettigimiz haller olarak cikagelir. Kayiplar kazanc, kazanc sandiklarimiz kayba donuverir.

Bugun, dunu yeniden kurgulariz hafizamizda.. dun artik dun gibi degildir. Bugunku dusuncemizden payini aliverir. Karanliklar aydinlanabilir ve aydinlik dediklerimizin isiklari sonebilir.

Belki uzumun ficisinda demlenmesi gibi, belki bozulmasi gibi terayagin.. her seyin lezzeti degisebilir.

Emin oldugun seyler bile guvenirliligini yitirebilir. Ofken sefkate, sevgin nefrete her sey ziddina tekabul edebilir.

Degismeyen sey belki kronolojidir. Su gun su saatte diye baslayabilir hala cumleler ama icerigi degisebilir. Cogu kez de degisir. Her kova salisinda gecmis kuyusuna baska bir tat alirsin suyundan. Cunku besleyen kaynak degisir daima.

Bir derede iki kez yuzemez, ayni kitabi iki kez okuyamaz, gecmisi aynisiyla hatirlayamazsin.

Sen degisirsin.. anina ortak olan kisi degisir.. iklim degisir.. ve her animsayista bir kelimesini, bir cumlesini, bir paragrafini bazen tum sayfayi yeniden yazarsin..

Senin zihninde onlarca, karsindakilerde bir o kadar nushayla gecmise bakip bazen sorarsin; hangisi gercek?



Posted via Blogaway


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder