Annem eve gitmem icin dort vesaite binecegimi ogrenince pek uzuldu. Ben de o uzulmesin diye iki vesaite binip diger ikisine binmek yerine yurumeyi tercih ettim.
Toplu tasimadayken Hesse okuyordum. Kitabinin bir bolumunde porsuk ve selvi agaclarindan, akagac ile karaagaclardan, sekoya hatta boablardan bahsediyordu.. mese ve sedirin yanyana nasil buyudugunden de.. Egzotik bitkilerle yerli bitkilerin garip bir harmoni olusturdugunu anlatiyordu. Baska bir bolumde ise renklerden bahsedip aşıboyasi, Napoli sarisi ve İngiliz kirmizisi gibi benim tanimadigim renkleri cumle icinde kullaniyordu.
Okudugum kitabin etkisinde kalan tiplerdenim ben. Seyrettigi filmlerin de tabi. Ama bu baska bir bahistir baska zaman anlatilmalidir. Zihnimde canli renkler ve ulu agaclarin imgeleriyle indim metrobusten ve sehrin icine karistim.
Suralarda bir yerde mimoza olmaliydi. Subat ayinda yuregimi hoplatan mimoza sarisiyla bahceden basini uzatir "eyy sehirliler bahar geliyor!" diye bagirirdi caddeden gecenlere.. mimoza agaci yoktu. evet ya! gecen yil kesilmisti. Onun yerine kredi ve yurtlar kurumuna bagli bir yurt binasi yerlesmisti.
Hesse'nin kitabindaki agaclari ve renkleri aramiyordum. Ama istanbulun agaclarini istanbulun renklerini ariyordu gozlerim. Mesela.. cinarlari, çamlari, manolyalar ve meseleri, incir ile kavaklari.. ne'bleyim belki erguvan pembesini, bogaz yesilini, mimoza sarisini..
Ben onlari araya durayim onlar yerine renaultlar, volkswagenler, mercedesler, 4 kapililar, cogunlukla arabalar, sıklıkla otobusler ve minibusler geciyordu. Gordugum kadariyla cogu beyaz ve gri oluyor araclar. Sari olanlar taksiler. Kirmizidan kamyonetler.
Hesse'nin yurudugu yol karsisinda ben yurudugum yolu tasvir edecek oldugumda yurumek fiilinden baska hic bir ortaklik bulamiyorum.
Belki, sehrin hala varsa kurtarilmis kucuk koselerine saklamaliyim yurume merakimi. Ya da belki... yurunecek baska sehirler bulmali.
15 Şubat 2016 Pazartesi
Hayaller ve hayatlar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder