Bugun recel blog okur bulusmasi vardi. Acikcasi usengecligimi rafa kaldirip da bu bulusmaya gitmezdim normalde. Hani sessiz takipciler vardir ya oyleyimdir genellikle. Ama kalktim gittim. Iyi de ettim.
Normalde gitmeyecegim bir bulusmaya neden gittim? Cunku yaklasik bir haftadir tivitir uzerinden bir istihza ve asagilama lincine maruz kalmakta recel. Sessiz destektense bizzat giderek yanindayiz demek istedim.
Biz dindar ve/veya ortulu ve/veya muhafazakar ve/veya islamci ve/veya kendini musluman olarak tanimlayan kadinlar hep birileri tarafindan tanimlandi simdiye dek. Hep birileri yol gosterdi bize. Hep dogruyu bizden iyi bilen birileri vardi. Neyi nasil yapmamizi ogutleyen insanlar. Bunlarin bir kismi karsi mahalledendi. Bir kismi bizim mahalleden.
Hepsi bizim iyiligimiz icin (?) yurunmesi gereken dogru hatti bize gosterme azmindeydiler. Hepsine sonsuz tesekkurler.
Kimisi bizim sozculugumuze soyunmustu. Ve bizler tum dindar camianin bir ornek fertleri olmaliydik kiminin gozunde.
Hemen daima kadin uzerinden din tartismalari yurutuldu. Kadin fethedilmesi gereken konstantinapolis! Saflarimiza katmamiz gereken ganimet ulkesi! Kadin bizim fetih camimiz. Ustune muhrumuzu vurmali, bayragimizi dalgalandirmaliyiz!
Kuran sadece kadinlara inmisti. Dindarlik sekulerlik cagdaslik tartismalari hep kadin uzerinden yurutuldu. Kadin bir nesne, ideolojik oznelerin gozunde. Kirpmali, sekil vermeli, yogurmali hafifce.
Ataerkil soyleme kole olmali kadin. Onu desteklemeli. Varligini bu soylem icinde eritmeli.
Kadin, uzun zaman buyuk yuklerin altina suruldu. Toplumun kurtaricisi olmaliydi. Kendini adayabilecegi ne varsa adamaliydi bir sekilde.
Erkekler toplumun icinde erirken, sembollerin agirligini kadinin uzerine yukleyip, notr goruntusunun keyfini tek zerresini heba etmeden yasarken kadinin savas hattinda nene hatun olmasi beklendi daima. Devam eden seferberliklerimiz vardi bizim. Dusurulmemesi gereken kalelerimiz. Ve erkek yorumunun sunaklarinda kurban edilecek yasantilarimiz, benliklerimiz, sahsiyetlerimiz.
Ve bizleri sirca kosklerinden yargilayan sevgili otoritelerimiz.
Recel blogu onemsiyorum. Cunku kadin, yalnizca kadin orda. Uzulen sevinen kirilan ofkelenen heyecanlanan yonuyle sadece kadin. Bir suru problemin ortasinda ayakta kalma mucadelesi verirken orselenen belki, basarirken muzaffer. Mukemmel olmayan boyle olmak gibi de bir cabasi olmayan..
Ve bundan daha onemlisi. Recel dogruyu va'z etmiyor kimseye. Ulu onderlerimiz yok orda; parmak sallayip da bize, dogrusu iste bu diyen. Tartisma aciyor recel. Okurlari yaziyor, yazilari kimsenin tekeline vermiyor.
Recelde kadinlar ama dogru ama yanlis ama duzgunce ama yalpalayarak kendi yollarini aciyor.
Iste bu sebeple kadinlarin kendi oz hikayelerinden suzulup de gelmesi hasebiyle onemsiyorum receli.
Otorite olarak gormuyorum. Her soyledikleri de dogru demiyorum. Bu kizlar mukemmel iddiam da yok. Fakat soran tartisan kadinlar goruyorum orda.
Iste tam da bu sebeple, erkeklerin cikip da recelle istihza etmesine asagilamasina hic tahammulum yok. Bu erkeklerin yaptiklarini onaylayan kadinlara ise sasirmaktayim.
Sirca saraylarindan efendilerimiz, kolelerinin sorgulamasina cok bozulmus olmalilar ki recel vasitasiyla aklina soru kacacak kadinlarin (ve dahi erkeklerin) onune gecmek istiyor gibiler.
Recel yeni yeni adim atan bir bebek benim gozumde, buyuyup serpilecek. Ve bu esnada ona zarar vermek isteyenlere karsin desteklenmeyi daha cok hak ediyor bence..
Iste usengecligimi asip da toplantiya gitmemin tek sebebi buydu. Kadinlarin soylemine sahip cikmak..
Iyi ki de gittim. Her ne kadar katilimcilarin yaslilar grubuna dahil olsam da :) bu guzel insanlarin arasinda olmak da guzeldi.
Recel tassin dokulmesin.. artsin eksilmesin.. :)
17 Mayıs 2015 Pazar
Recelle tatlanmak
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder