Bizim burda bereket sitesi isminde bir yerleske vardi. Ön cephesi bizim sokaga bakiyordu. Sitenin o cephesi tamamen agaclarla kapliydi. Yaklasik 10 katli binalari gormezdik yanindan gecerken.. sık agaclar, sık yesillik.. sitenin icinde de envai cesit bitki.
Oyle agac mi olur? Her biri birbirinden farkli. Ne derler? duzenlenmemis bir alan hudayi nabit izlenimi veren bir goruntu. Hic hos diil tabi. Agac dedigin siteye uygun olacak. Şık olacak. Budanmis eli yuzu duzgun olacak. Bahceye prestij katacak. Agaclar birbiriyle uyumlu olacak. Binalarin onunu oyle cok kapatmayacak, grinin tonlarindaki medeniyete golge dusurmeyecek.
Allahtan bunun farkina vardilar. Bereket sitesi yikilip yeniden yapildi. Masallah butun agaclari kesmisler ön cephedeki. Kocaman bir ihlamur kalmis ortaya yakin noktada. Cok sukur bir cok dali kirilmis, kurumak uzere. Onu da keserler miss gibi acilir on cephe. Bir tane daha ulu ihlamur kalmis kosede. Ona bi sey olmamis yazik. Nasil olduysa kalivermis oyle dimdik ayakta. Neyse arkadaslarinin mezar tasi olsun bakalim. Boylece onun canini engin hosgorumuzle bagislayalim.
***
Bereket sitesinin yanindaki iki apartman da insaat duzenegi almis. Kenarlarini cevreleyen agaclar sirasiyla soyle: Ceviz, incir, malta erigi, visne, seftali, adini bilmiyorum, ceviz, cam, ihlamur, erik, ihlamur, cam. (Fidan felan degiller kocaman agaclar. Hani hikayeleri, sirlari olan, hani golgeleri uzun, kuslari bol, meyveleri bereketli olan)
Bakalim eger binalar yikilir ve yeniden yapilirsa hangi agac mezar tasi hukmunde baki kalacak?
28 Mayıs 2015 Perşembe
Taş agaclar.
27 Mayıs 2015 Çarşamba
Secimlere az kala
Eski ulusalcilarla hdp yakinlasmasina hayret etmekteyim. Ayrica cemaatin chp ve hdp yakinlasmasina da.. biraz tutarlilik mi bekliyorum nedir? Gerci bu uzun zamandir beklememem gereken bir sey sanirim.
Akp tabanindan hdpye kaymaya cok cok sasirdigimi soyleyemem zira kurt hareketine karsi degillerdi cogu. Hatta akp cozum surecinde bu cenah ile yakinlasmis ve yukaridaki gruplardan tepki almisti.
Acikcasi demirtasin meydanlardaki goruntusu sevimli geliyor bana.. bir donem, hdp sempatim olusmustu. Dedigim gibi ben de kurt mesru siyasetini destekliyorum. Ve cozum surecinden yanayim. Bana gore kurt olusumun icinden cikan bir parti de gayet guzel desteklenebilir. Hak ve ozgurluklere golge dusurmedigi, ekonomik buyumeyi asagi cekmedigi surece, soylemleri yapici, kusatici vs.. her hangi gorusun icinden cikan herhangi bir partiye oy verebilirim rahatlikla gibi geliyor..
Yalniz, Hdpyi her sempatik buldugumda, acaba mi dedigimde, aklima kobani olaylari geliyor.
O olaylara kadar safdil bir hdp pkk ayrismasindaydim. Sonucta siyasallastikca terorden uzak durulacakti.
Halkini, hak arayisi adina sokaga (ve bittabi siddete) davet eden bir demirtas, meydanlarda sirin olmakla birlikte benim icin koyu karanlik bir yuzun sahibi.. soylediklerine gulebilir, eglenceli bulabilir fakat oy vermem. Bu anlamda yine milliyetcilikten beslenen ve sokaga cok meyililli bir partinin baskani bahceli bile daha degerlidir benim icin.
*
Hamis: gorsel, Necmettin Asmanin sayfasindan alinmistir.
25 Mayıs 2015 Pazartesi
Kiskivrak
Sehrin icine dusen goz yaslarimiz vardir. Kosusturmacalarin arasina sıkışan ahlarimiz, derinden.. kalbimiz oldugu unutulmasin diye doktugu tuzlar vardir, yaralarimiza dusen.. ansizin yakalayiverir..
17 Mayıs 2015 Pazar
Recelle tatlanmak
Bugun recel blog okur bulusmasi vardi. Acikcasi usengecligimi rafa kaldirip da bu bulusmaya gitmezdim normalde. Hani sessiz takipciler vardir ya oyleyimdir genellikle. Ama kalktim gittim. Iyi de ettim.
Normalde gitmeyecegim bir bulusmaya neden gittim? Cunku yaklasik bir haftadir tivitir uzerinden bir istihza ve asagilama lincine maruz kalmakta recel. Sessiz destektense bizzat giderek yanindayiz demek istedim.
Biz dindar ve/veya ortulu ve/veya muhafazakar ve/veya islamci ve/veya kendini musluman olarak tanimlayan kadinlar hep birileri tarafindan tanimlandi simdiye dek. Hep birileri yol gosterdi bize. Hep dogruyu bizden iyi bilen birileri vardi. Neyi nasil yapmamizi ogutleyen insanlar. Bunlarin bir kismi karsi mahalledendi. Bir kismi bizim mahalleden.
Hepsi bizim iyiligimiz icin (?) yurunmesi gereken dogru hatti bize gosterme azmindeydiler. Hepsine sonsuz tesekkurler.
Kimisi bizim sozculugumuze soyunmustu. Ve bizler tum dindar camianin bir ornek fertleri olmaliydik kiminin gozunde.
Hemen daima kadin uzerinden din tartismalari yurutuldu. Kadin fethedilmesi gereken konstantinapolis! Saflarimiza katmamiz gereken ganimet ulkesi! Kadin bizim fetih camimiz. Ustune muhrumuzu vurmali, bayragimizi dalgalandirmaliyiz!
Kuran sadece kadinlara inmisti. Dindarlik sekulerlik cagdaslik tartismalari hep kadin uzerinden yurutuldu. Kadin bir nesne, ideolojik oznelerin gozunde. Kirpmali, sekil vermeli, yogurmali hafifce.
Ataerkil soyleme kole olmali kadin. Onu desteklemeli. Varligini bu soylem icinde eritmeli.
Kadin, uzun zaman buyuk yuklerin altina suruldu. Toplumun kurtaricisi olmaliydi. Kendini adayabilecegi ne varsa adamaliydi bir sekilde.
Erkekler toplumun icinde erirken, sembollerin agirligini kadinin uzerine yukleyip, notr goruntusunun keyfini tek zerresini heba etmeden yasarken kadinin savas hattinda nene hatun olmasi beklendi daima. Devam eden seferberliklerimiz vardi bizim. Dusurulmemesi gereken kalelerimiz. Ve erkek yorumunun sunaklarinda kurban edilecek yasantilarimiz, benliklerimiz, sahsiyetlerimiz.
Ve bizleri sirca kosklerinden yargilayan sevgili otoritelerimiz.
Recel blogu onemsiyorum. Cunku kadin, yalnizca kadin orda. Uzulen sevinen kirilan ofkelenen heyecanlanan yonuyle sadece kadin. Bir suru problemin ortasinda ayakta kalma mucadelesi verirken orselenen belki, basarirken muzaffer. Mukemmel olmayan boyle olmak gibi de bir cabasi olmayan..
Ve bundan daha onemlisi. Recel dogruyu va'z etmiyor kimseye. Ulu onderlerimiz yok orda; parmak sallayip da bize, dogrusu iste bu diyen. Tartisma aciyor recel. Okurlari yaziyor, yazilari kimsenin tekeline vermiyor.
Recelde kadinlar ama dogru ama yanlis ama duzgunce ama yalpalayarak kendi yollarini aciyor.
Iste bu sebeple kadinlarin kendi oz hikayelerinden suzulup de gelmesi hasebiyle onemsiyorum receli.
Otorite olarak gormuyorum. Her soyledikleri de dogru demiyorum. Bu kizlar mukemmel iddiam da yok. Fakat soran tartisan kadinlar goruyorum orda.
Iste tam da bu sebeple, erkeklerin cikip da recelle istihza etmesine asagilamasina hic tahammulum yok. Bu erkeklerin yaptiklarini onaylayan kadinlara ise sasirmaktayim.
Sirca saraylarindan efendilerimiz, kolelerinin sorgulamasina cok bozulmus olmalilar ki recel vasitasiyla aklina soru kacacak kadinlarin (ve dahi erkeklerin) onune gecmek istiyor gibiler.
Recel yeni yeni adim atan bir bebek benim gozumde, buyuyup serpilecek. Ve bu esnada ona zarar vermek isteyenlere karsin desteklenmeyi daha cok hak ediyor bence..
Iste usengecligimi asip da toplantiya gitmemin tek sebebi buydu. Kadinlarin soylemine sahip cikmak..
Iyi ki de gittim. Her ne kadar katilimcilarin yaslilar grubuna dahil olsam da :) bu guzel insanlarin arasinda olmak da guzeldi.
Recel tassin dokulmesin.. artsin eksilmesin.. :)
9 Mayıs 2015 Cumartesi
Bu gun de boyle basladi..
degistirmem gereken bir kac sey var.. avm'ye yuruyorum. Kilo meselesine takik oldugumdan ince insanlarla kiyasliyorum kalin bedenimi...
Acim, kahvalti yapmamisim.. minibuse binmeden evvel muhtesem zeytinli acmalar goruyorum. Nasil da severim. Zeytinli acma sadece zeytinli acma degildir benim icin. Zeytinli simitin sadece zeytinli simit olmadigi gibi.. zeytinin sadece zeytin..
Bir zeytinli acmadaki lezzet, malzemesinden ibaret degildir bana gore. Bir sinema perdesi gibi acilir hatiralar. Duygular tasar gelir kalbimden.. aci da eklenir icine, bir tutam toz seker de. Tuzu da vardir biberi de.. hatirladigim seyler nisbetinde tadi degisir. Bazen cabucak yerim bazen usul usul.. bazen anilari unutur gibi, bazen gecmisin icine süzülür gibi..
Minibusun yaninda mis gibi zeytinli acmalari gorunce yuzumde kocaman bir gulumsemeyle bir tane istedim. Fakat bilincdisimla yaptigim bu davranisa karşin az evvel dusundugum incelik ve kalinlik dusuncelerinden de kendimi kurtaramadim. Acma=yag+karbonhidrat=kilo.
Acmayi bir yandan yer bir yandan yururken bu boyle olmayacak yasemin diye soyleniyordum kendi kendime.
'Ya, ya' olan seyleri 'hem, hem' yapamazsin..
Hem ince olayim hem istedigimi yiyeyim dersen her iki halde de mutlu olamayacaksin. Cevrendeki incelerin cogu ya dikkat ediyor, ya yemek yemegi sevmiyor ya da hipotroid hastalari.
Biliyorsun hayatta pek cok sey boyle. Birini tercih et ve digerini kabullen.
8 Mayıs 2015 Cuma
Koklere dair..
Hayatimin hemen hic bir doneminde kendimi canakkaleli hissetmedim. Ama uzunca bir sure cerkes hissettigim dogrudur.
Benim icin canakkale sadece cerkes koylerinden ibarettir. Istanbulu tanimamiz icin bizi gezdiren, sariyer'den florya'ya, pasabehce'den moda'ya, babi ali'den vefa'ya bizi dolastiran babam, sanirim kendi de canakkaleye bir aidiyet hissetmiyor olmali ki, memlekete gittigimizde bizi sadece mucavir cerkes koylerinde gezdirirdi.. cogunlukla da akrabalarinin olduklarinda.
Memleket demek de garip geliyor simdilerde.. istanbulda dogup buyumus, sadece tatilin bir kac gununde babasinin memleketine gitmis biri icin oralar ne kadar memleket olabilir, ya da, pışısını bildigim, halujunu, şipsı mamısh'ini sevdigim, khon adli baharatina asik oldugum bir topragi ne kadar memleket olmaktan yadsiyabilirim?
Canakkale biga'da, pamak, macir, manav ve cerkes koyleri birbiri ardisira siralanir. Ben su an icin bizim koyun herhangi bir cerkes koyuyle komsu oldugunu hatirlamiyorum. Sanirim bu dort millet diger milletlerin koyleri araya girecek sekilde yerlestirilmisler o bolgeye.. Ve isin garibi biz diger milletlerle steril bir iliski icindeydik.
Bu sebeple de olsa gerek biraz, pek canakkaleli hissetmem kendimi. Hatta simdi bile 'aslen nereli' oldugumu soranlara (cunku ben kendimi istanbullu addediyorum esasinda) canakkalenin cerkes koylerinden derim.
Halbuki bu is de pek dogru degil..
Uzun zaman kendimi cerkes hissettigim dogrudur dedim evet. Istanbulda yasadigimiz bolgede de cok fazla cerkes aile vardi ve babam bu ailelere cok deger verir onlarla gorusur bizi de gorustururdu. Hayatina giren tum cerkeslere cok kiymet vermistir. Cerkes pasalarin cerkes devlet adamlarinin vs hayraniydi da ayrica. Cerkes hikayelerini ve adetlerini anlatir bir cerkes kizinin nasil olmasi gerektiginden bahsederdi ayni zamanda.
Kucuk yasta agzimda mizika hem cerkes sarkisi calip hem dans ettigimi anlatir babam. Artik ne kadar kanima islediyse..
Daha sonralari yakin Arkadaslarimin veya komsularimin cogunun cerkes oldugu bir donemde bende de bu damar kabarmisti sanirim.
Cerkesce ogrenmek istiyordum. Cerkes danslarini bilmek...
Ama kucuk bir puruz vardi. Annem Turktu :) evde cerkesce konusulmuyordu. Dolayisiyla yasitlarimin bir kismi hem konusup hem anlar, bir kismi sadece anlarken ben ne konusabiliyordum ve ne de anlayabiliyordum. Tek basina caba sarfetmek bosa emekti, cerkesce telaffuzu cok zor bir dildi ve babam hic de yeteri kadar sabirli degildi.
Evde cerkes yemekleri yapilmazdi. Ustelik bizim canakkale biga cevresinde bilinip yapilan cerkes yemeklerinin de anadoluda yasayan cerkeslerin mutfak kulturune gore daha az oldugunu yozgat, adapazari, kayseri veya corum cerkesleriyle karsilasip tanisinca ogrendim.
Ilkokula giderken andimizi okumayi istemeyecek kadar milliyetci olan (ki babam bunu ogrenince bozulmus, biz turkuz tabi ki turkum dogruyum... diyeceksin demisti ve kafam fena halde karismisti), kafkas danslarinda gozu yasaran, cerkes kizi olmakliktan gogsu kabaran ben, yasim ilerledikce cerkes milliyetciliginden tamamen uzaklastim. Turk milliyetciliginden de oyle..
Zaten nihayetinde melezdim. Irkcilik tartismasi cihetinden de baksak, kulturel kodlar cihetinden de.. her cihetten melez.
Goc yoluyla istanbula gelmis bir turk kadin ve cerkes adamin ikinci nesil kentlilesme macerasi yasayan kizlariydim.
Imbiklerden suzule suzule rafine olmus, belki herseyden biraz yasamis bir insan..
Bugun gecmisime donup baktigimda o parcalardan ibaret olmadigimi ama onlarin benim bir parcam oldugunu goruyorum.
Koye gittigimde irkimin degil, kendimin izlerini suruyorum.
Dunden bugune.. yarina..
Annelerimiz biz yetisirken bize detayli ev temizligini, cam silmeyi ogrettiler. Okuyorsun sen demediler dantel, kanevice, etamin islemeyi, basortusu kenari kivirmayi, oya yapmayi, duz dikis bile olsa dikis makinesi kullanmayi, atki yelek vs yapmayi ogrettiler.
Hatta bir kismimiz gayet de oda takimlari felan yaptilar, kendilerine hirkalar orduler vs..
Ben bunlarin pek cogunu kizima ogretmeyecegim sanirim. Hobi isleri ogrenmesine olanak saglayacagim saniyorum.
Tulbet ben kullanmiyorum ki mehlikaya oya yaptirayim. Ya da evimde hic olmayan danteli ogrenmese de olur diyecegim belki de.. kim bilir.
Hali yikardim mesela gencken. Simdi hali yikamaya veriyorum. Mehlika da dolayisiyla ogrenemeyecek.
Ya da camasirlari nasil inci gibi dizildigini bilir ve uygulardim. Simdi kurutma makinasinda kurutuyorum.
Cunku kent hayati yasama bicimimizi degistiriyor itiraf edelim.
Buraya kadar cok sorun etmiyorum aslinda..
Ama ben yakinda bir utucu kesfettim. Cok fazla utu birikince.. acaip de iyi geldi ustelik. Kumas pantolonlari gomlekleri tanesi 1.5 liradan utuleyip getiriyor. Acikcasi omrum boyunca boyle yapmakta beis gormem.. askisinda posetinde mis gibi geliyor camasirlar.
Sonra dusundum ve farkettim. Eger bu bizim evin rutinine girerse mehlika utu yapmayi ogrenemeyecek..
Sonra avci toplayici kadinlari dusundum. bize bakip bi hayvan avlamayi bilmiyor nasil karnini doyuracak bunlar diye endise duyarlardi sanirim.
Ya da comlek yapanlar kap kacak yapamiyoruz diye.. zeytin sikanlar sizma zeytinyagindan mahrum kalacagiz diye..
Annemin babaannesi ekin ekmeyi, bicmeyi, harman surmeyi bilmiyoruz diye..
Yasam zamanla degisiyor. Ve becerilerimiz yeni yasama gore degisiyor sanirim. Bazi konulari bilirken bazi diger konulari gecmiste birakarak devam ediyoruz.