Anne kuş yavruyu bırakır yükseklerden.. Uç diye. Uçmazsa
düşer. Taşınır tekrar yuvaya, tekrar bırakılır. Ta ki uçana kadar.
Hepimiz yüksekten bırakılan yavrular gibiyiz. Anneler
değişir. Tâlim devam eder. Yukarıya çıkarılır boşluğa bırakılırız. Ve bu
kanatlarımızı açana kadar devam eder.
Bazılarımız ilk düşüşümüzden sonra bizi yukarıya tekrar
çıkaran kişiye âşık oluruz. Henüz kendi başımıza bunu yapabileceğimizi
bilmeden, yukarıda hissetmeyi yanımızdakinden biliriz. Bir süre sonra büyük bir
acıyla yeniden yere kapaklanmışızdır. Düşerken şaşkınlığı bir kenara atıp kanat
açmaya odaklanamadıysak..
Bu ikinci düşüşten sonra öfke duyarız bizi yere bırakana.
"Madem aşağı bırakacaktı neden şahikasına çıkardı hayatin?" deriz.
Neden ayağımı yerden kesti?
Öfke yerini güvensizliğe bırakır. Kimseye güvenmek, yeni bir
ilişkiye başlamak istemeyiz. Hala uçmak için başka birine muhtaç olmadığımızı
bilmediğimizden kendimize de güvenemeyiz üstelik, kendi yükseklerimizden
habersiz yaşarız.
Bazılarımız, bu döngünün bir şey anlatmaya çalıştığını
kavrar. Öğrenmemiz gereken bir şey olduğunu. Ve bunun "diğerleriyle"
değil bizzat "kendimizle" ilgili bir keşif olduğunu fark eder. İşte o
zaman can havliyle ve biraz da ne yaptığını tam bilmeden çırpar kanatlarını.
Acemi denemelerdir bunlar. Ama düşüşün hızını yavaşlatır. Süzülmeyi hissederiz.
Yine de bir umuttur. Biraz daha fazla gayretle biraz daha fazla idrak ederek
yaptığımız şeyi, tekrarlarız kanat
çırpmayı. Hayatta kalmanın tek yoludur şimdilik uçmak.
Bundan sonra tekrar yükseğe çıktığımızda ve tekrar
düştüğümüzde bunun adi düşmek olmayacaktır. Bu, kendi zirvelerin için
kanatlanmaktır.
Artık istediğimiz burca konabilir, istediğimiz kuşla
uçabilirizdir. Başkalarına güvensizlik, kendine güvenmek çizgisinde yitip
gitmiştir.
Korkmayız artık göç etmekten, zirveler ürkütücü değildir.
Kimse bizi bir yere taşımaz ya da çıkarmaz artık. Biz eşlik eden ve edilen
kişiyizdir.
Seyredilecek yarlar, üstünden geçilecek okyanuslar,
saklanılacak yalnızlıklar bizimdir.
Öyleyse uç!
Küsme, pes etme ve her düşüşün bir düşe kaynaklık edeceğini
unutma..
Uç.. Kanatların yoruluncaya, nefesin kesilinceye kadar..
Gayret et.. Kendin olmak için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder