3 Haziran 2014 Salı

duman

koca bir fil sürüsünü yutmuş karanlık gibiyim. homurtulu, huzursuz, ağır aksak hareket eden bir şeyler var içimde biliyorum. koca ciğerlerini derin nefeslerle dolduruşlarını hissedebiliyorum.. karanlığın tutsaklığından yorulmuş mahpuslar gibi öfkeliler hapsetmişliğime. eğer görünür duvarlar veya parmaklıklar olsaydı bu huzursuzlukla yıkabilirlerdi belki de.. fakat sınırı görünmeyen gittikçe kesifleşen bu karanlıktan nasıl kurtulacaklarını bilmeksizin yerleri dövmekten, karanlığın kaygan ve esnek duvarlarına çarpmaktan yoruldular. huzursuzlukları karanlığı ve kendilerini çoğalttı.. her geçen gün daha fazla soluk yükseldi aralarından.. daha çok göğüs şişti ve indi endişe ile. daha çok  kütle karanlıkla savaştı. her kaçış karanlığın sınırlarını genişletti böylece, sanki kaçan fillerin hepsini yutmak istercesine.

karanlık filleri büyük bir iştahla yutmaya devam ediyor. kıvamlı, dumanlı, kadir ve kahhar bir karanlık bu. yönleri silen, varlığı yoklukla birleyen, kolayı çetine denkleyen, dostluğu düşmanlığa çeviren bir karanlık. 

ne istiyor fillerden? aydınlığın hüküm sürdüğü coğrafyalardan istediği nedir ki her gün biraz daha yükselterek dalgalarını, çalıyor kıyalarından? filler tepinip durdukça, çoğalan bir devinimle sür'atini arttırıp karşılaştığı her şeyi bir file çeviriyor. karanlık fillerden besleniyor.

cânım ceylanlar, güçlü aslanlar, tilkiler, fareler ve sırtlanlar.. hatta binbir çeşit kuşlar, sürünen, koşan ve tırmananlar, toprağı kazanlar, suda yüzenler... her geçen gün bir fil olmaktalar. doğu ve batı, kuzey ve güney bir de ara yönler ise hep karanlık..

ve ben koca bir fil sürüsünü yutmuş karanlık gibiyim şu sıralar.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder