4 Nisan 2016 Pazartesi

Bahar

Bak yavrucum dedi kadin. Bu bastan asagi beyaz cicek acmis agac, hani su dallari karisik olan; visne agaci. Surda gordugun basinda ayni ciceklerden olan ama muntazam dallariyla goge uzanan, o ise kiraz.. bak erguvanlar cicek acmis ve bu leylak. Yanindan gectigin erik- bak minicik meyvelerine ama yiyemeyiz baskasinin bahcesinde-, onun yanindaki ki cicek acmamis, yaz mevsiminin sonuna dogru cennet hurmasi olacak. Gel sunu koklayalim mis gibi kokar, mor salkimdir, tomurcuk olanlarini degil henuz, acmislarini koklamalisin..

Kış vakti hatirliyor musun, ne cicekleri vardi ve ne yapraklari. Kupkuru dallariyla uzatmislardi baslarini. Sonra bahar geldi ciceklendiler ve yaz gelince meyve verecekler.

Agaclar diye dusundu kadin, kimse bakmasa da yuzlerine, ve yemese meyvelerinden, kimse taktir etmese de gecip gitse yanlarindan.. ve bilseler ki kesilecekler bir mevsim sonra.. yine de var olmaya devam ediyorlar tum var olmakliklariyla.  Gorunmeleri, urunleri, golgeleri, ekolojik menfaatleri her sey sadece var olmak, kendi olmak icin. Acikcasi ben umurlarinda bile degilim.

Cocuga bakip gulumsedi bu defa. Biliyor musun, sen de cicek olmak uzere olan bir tomurcuksun. Sonra cicek olup meyveye duracaksin. 'Peki ablam?' diye sordu cocuk. Onun bazi dallari tomurcuk, bazilari cicek.. bir kismi ise meyve veriyor. 'Meyve vermek ne demek?' sorusu eklenince ucuna.. iyilik yapmaktir yavrum dedi kadin. Karsiliksiz ve sadece yapmak icin iyilik yapmak.. o ise ancak kendin olmakla mumkun olur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder