9 Ekim 2014 Perşembe

Belki

Cok az sey gorundugu gibidir demisti Senayhanim.. o cumle mih gibi saplandi beynime.. cok az sey gorundugu gibidir.

O vakitten bu yana guluyorum yorumlara.. hayat hakkinda, insanlar hakkinda, yasantilar, karakterler, olaylar hakkinda yapilan konusmalara.. 

Engin analiz gucumuzle, ne kadar kolayca sebepler ve sonuclar arasinda baglanti kurabiliyoruz.

Su olaydan sonra o cok degisti.. su adam/kadin ne kadar da soyle.. soyle yapmasaydi boyle olmazdi. Ah bizim nedensellik konusunda sasmaz dogrularimiz.

Cok az sey gorundugu gibidir.

Belki hic bilmedigimiz bir irmak akiyordur icinde, irmagin sesinden duymuyordur seslenislerimizi.. belki yorulmustur yasamaktan.. belki bizim gibi insanlarla muhatap ola ola eksilmistir yasamdan..

Kimbilir cok sevdigi bir denizde vurgun yemistir. Bir sure koturum kalip iyilesmistir de bu yuzdendir kuskunlugu denizlere.

Belki kucuk bir tasa ayagi takilinca kirilmistir da bacagi, korkmustur yolda yurumekten?

Belki diyorum baba dedigi adamin tacizine ugramistir zamanin bahrinde. Guvensizligi bu yuzdendir herkese. Guclu gorunen, acimasiz gorunen yuzunun otesinde olesiye korkan bir cocuk gizlidir.

Aldatilmistir dostlari tarafindan. Bir kaplumbaga kabugunda sarkilar bestelemistir belki. 

Sessiz bir duvarin karsisinda duvak acmistir da lal olmustur zamanla dili. Neselerini sigara sondurur gibi sondurmustur insanlar, keyifsizligi bundandir kimbilir.

Bir kitabin icinde kendini bulmustur da hayattan cekmistir elini etegini..

Belki uc kurusa peskes cekilmistir sevdigi adam tarafindan. Hayatin ve sevginin ucuzlugunu gormustur gozleriyle.

Kopru basinda dilenmistir annesiyle birlikte, cocuk bedeni uzerinden neler elde edildigini ogrenmistir. Kufretmistir anneye, merhametin boylesine, para veren ellere.. 

Babasi yerine konulup da evin erkegi olmustur kucukken? Baskalarinin hayalleri ugruna vazgecmistir oyunlarindan. 

Ulkulerine gencligini feda etmis ama ulku dedigi seylerin buyuk hesaplarin maşasi oldugunu anlayip yorungesini sasirmistir dunyasinin.

Belki cocukken maşa mi, kemer mi, bijon anahtari mi, sopa mi, elle allah ne verirse mi diye sorulmustur babasi tarafindan. Peder beyin ickili geldigi geceler eglence olsun diye.

Gece uyurken genc kizliginda, saclarindan suruklenerek uyandirilip iyi temizlemedigi fayanslara vurulmustur basi?

Belki biraz felsefe okumustur, tarihte gezinmistir; antropolojiye, teolojiye, toplumbilime merak salmistir da dunya denilen seyin ne kadar edna bir mekan oldugunu dusunmustur. Camurda oynayan domuzlarla, camurdan medeniyet insa eden insanlarin kavgasinin suregidisine sasirmistir.

Aynalarin dogru gostermedigini idrak etmistir. Mercekleri bozuk yansimalari kirmistir belki. 

Hayat denilen seyin yok oluculugunu erken farketmistir de olmeden ölmüstur belki. Ölmüs ama yeniden yeni bir bilincle dirilememistir henuz. 

Tanri olmadigi bilmistir de insanlari izlemeye karar vermistir belki. Izlemek dinlemek.. varligini sahitlikle sinirlamistir.

Kimsenin hatta kendinin pek de gozde buyutulecek seyler olmadigini hissetmistir. Evrendeki mikroskobik varliga yukledigi anlamlari geri almistir belki..

Belki de bizim hic aklimiza gelmeyen milyonlarca secenekten biri sebebiyledir su an gordugumuz kisi olmasi. Yorum yapmak yerine sadece yaninda dursak ya.


Posted via Blogaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder