24 Eylül 2014 Çarşamba

Sifa hastanesi.

Kulagina egilerek fisildadim; kendiniz cok zeki ama calsimiyor hanimefendi..

Sonra bu halimden utandim. Onun da bildigi seyden farkli az sey soylemistim. O da kendisinin calismadigini biliyordu ama zeki oldugundan emin degildi.

Zihnini dedim toz toprak kapliyor. Zehirli tozlar bunlar. Hic bir seyin yetismesine izin vermiyor. Hasbelkader hudayi nabit biten seyler var ama kendinizle ilgilenmeniz lazim artik. Zaman yeterince gecmedi mi?

Kendiniz dedim hanimefendi, hareket halinde dusunen insanlardan. Elinden tutup yuruyun onunla. Sizsiz disari cikamiyor. Yurusun cok yag baglamis gobegi, pardon zihni, yaglarini biraz yaksin izin verin. Kivilcimlar tutussun beyninde, sonra o kivilcimlar yangina donussun. Korkmayin efendim o yanarsa bir yildiz gibi yanar izin verin ışıldasin..

Kitap kokusu iyi geliyor ona, kayitsizca gozlemlemek insanlari, yalniz kalmak sizinle, aciktiriyor onu hayata karsi.

Aciktiginda guzel kitaplarda sunulan kelimelerden bir sofra kurun ona. Harfleri verin eline ustuste eklesin biteviye. Heyecanlandiran insanlarla konussun izin verin. Kucuk bir cocuk gibi sorsun; bu ne, neden diye

Duyarli bir kendiniz var. Lakin Unutmus yasami. Yururken gosterin ona. Bak bu deyin sonbahar ruzgari. Bu baharin ilk tomurcugu, bu damlacik denizden, yagmurlarla dokulecek uzerimizden.

Aglasin izin verin duygulandiginda, hirpalamayin lutfen kendinizi, istedigi gibi yasasin. Insanlarla konusmak, sakarliklar yapmak, gulmek, aglamak, kizmaktan baska ne kotuluk yapabilir insanlara? Kendinize guvenin rica ederim. Otelemeyin daha fazla.

Civa gibi bir kendiniz var masallah. Katiliniz de olabilir, can seli olup tasirabilir de yasaminizin coskusunu. Olebilir, oldurebilir hayati. Rica ederim hanimefendi guzel bir kap sunun ona.

Mutlaka sizinle konusmasina firsat taniyin. O sizinle konusmak istediginde tableti, bilgisayari, telefonu bi zahmet saklayin. Dinleyin onu. Demeyin zamanim yok. Mesgul bir kadinim ben. Aman hanimefendi heba etmeyin kendinizi.

Siz de konusun onunla egilerek kulagina. Sarkilardan bahsedin. Masallar soyleyin. Hayaller kurun birlikte. Biliyorum efendim bilmez miyim,  ne zamandir hayal yetismiyor topraklarinizda.

En iyisi siz once ne yapin biliyor musunuz, fareleri temizleyin. Fareler biterse zamaniniz dokulup gitmez ambarinizdan. Enerjiniz yok olmaz boslukta. Kendinize, bir dunya kurmasi icin izin verin.

Insan annesiz babasiz evlatsiz essiz yasar. Ama kendi olmadan yasayamaz. Lutfen efendim kendinizi kaybetmeyin.

Eger sozlerimi dinlerseniz kendinizdeki cevheri farkedebilirsiniz. Step by step ilerleyin. Kendinizin size olan ihtiyacini gidermekle baslayin ise mutlaka. Zaman ayirin, sevdigi seyleri yapin, programsiz bir boslukta kendinizi dolastirmayin, sefkat gosterin, disiplini elden birakmayin.. bakin zamanla kendiniz nasil da konusmaya baslayacak hayatin dilini.

Efendim haddimi astim affedin. Kimsesiz kalin ama kendisiz kalmayin rica ederim.

*
Yol boyu konustum kendimle. Beni anlamasi icin. Ikna oldu sanki. Oturdu bu anlasmayi kagida doktu. Umuyorum bu seans da bir adimdir bana ulasmak icin.

Posted via Blogaway


Posted via Blogaway

Dostlar beni hatirlasin..

Ara verdigim bir kitaba uzun bir zaman sonrasinda geri dondum.

Kokular, sarkilar, sesler hatta havanin durumu insan bedenine kodlaniyor..

Bir sarkiyi bir donem sıkca dinlemisseniz, yillar sonra ayni sarkiyi dinlediginizde o eski gunlere dair fotograf albumu cikiveriyor hafizanizdan..

Ben bu serin havayi hatirliyorum dedim balkonda hirkama sarilirken.. bazen fotograflar siliniyor ama duygusu yakaliyor gecmis gunlerin..

Uzun zaman sonrasinda ele alinan bir kitap.. 76 sayfa suren bir cumleciginin 20. araliginda 'ben bu kitabi bir yerden hatirliyorum' dedirtti. Bir animsayis..

Halbuki nasil da unutkanimdir. Belki sirf bu yuzden olur olmaz her yere cogu kez gunluklere not tutuyorum. Bir gun her seyi unutacagimi bildigim icin kendimden bir tur ozur dileyis belki.

Ve sonra ne notlari ne gunlukleri saklayabiliyorum.. yasadiklarimdan belki de, gereksiz her sey siliniveriyor. Isimler cisimler espriler eglenceler aglamalar paylasimlar hepsi. Bir tek duygular belki. Eksilerek. Ne aci.

Nergisi cok severdim bilgisi mevcut, ama hatira kayitlari cok az. Yeterli arsivleme yapmamisim. Cok fena. Nergisi hala seviyorum. Ama eski tutkuyla degil. Bazi yillar nergis almayi unutuyorum. Bazi zamanlar alsam, bu defa da koklamayi. Ama evde oldugunu bilmek iyi geliyor. Yaslilik boyle bi sey belki de.. şey'in ozunu sevmek.

Cocuklugumdan yadigar gunluk tutuslarim. Ilk gunlugum 9 yasimdayken babamin tesvikiyle olmustu. Sonra yine uzun bir ara. Liseden sonra bugune dek arada pörtleyen arada sakinlesen bir yazma meraki.

Gunluklerimin adlari oldu genellikle. Cogunu unuttum. Hatirladiklarimdan biri; necm-i rahsandi. Parlak yildiz. (Sonra bu adi, ismi rahsan olan bir arkadasim calmis ve bilmem kacinci cilde gelen gunluk dizisine ad olarak vermis. Gecen bunu bana anlatinca vayy super dedim ona. Vayy cakal demeni beklerdim dedi. (Iste yazinin icinden edebiyati cikarirsan boyle detay seyleri de yazmakta bi beis gormezsin) yoo dedim iyi olmus hakkini bulmus. Zira ben o gunlugu imha etmistim)

Baska bir gunlugumun adi da sitare'ydi. Yildiz. Astrolog, gok bilimci, astronom felan da diilim ama karanlik goklere bi ilgim olmus zannederim. Bu gunlugun akibeti de yok olmakti.

Osmanlica tuttugum bir gunlugum vardi. Cok severdim onu. Gunluk tutmanin yasak oldugu ve kendimi yalniz hissettigim bir ortamda tutulmustu. Bu bile onun akibetini farkli kilamadi. Kendisinden haber alinamiyor.

Arada irili ufakli pek cok gunluklerim oldu. Fakat hemen hepsi (Sadece mehlikaya hamileyken tuttugum gunlugu sakliyorum. Onu da bana kalsa yok ederim aslinda ama o zamanki yaseminin hayaline hurmetsizlik etmek istemiyorum. O gunluk mehlikaya hediye edilecek ins) yokluk alemine irtihal ettiler. Arada dedigim, sanal gunlugume kadar olan arada.

Ruzname. 7 yillik sanal gunlugum. Onu da kilitledim. Yazilarinin tozunu almiyorum. Donup bakmiyorum da satirlarina. Nemlerini kurutmak icin havalandirdigim da soylenemez. Ac biraktigim su vermedigim de dogrudur. Ona gun yuzu haramdir. Lakin silip atamiyorum da yazilarini nedense.

Kacak katta ruznamenin aksine (o bir gunlukse de aristokrat bir havasi vardi) cok daha alelade kelimelerle gunlere mim dusuyorum ara sira. Gun gelir buranin da vadesi dolar, deprem sonrasi yonetmelige uygun, daha konforlu ve modern bir site icin blogsal donusume ugrayabilir. Ya da metruk bir sehir gibi doganin kucaginda yeniden filizlenir.

Hatira hafizasi baliklarla es deger, duygusal hafizasi korelmis biri, bu gece eski gunluklerini, bitmeyen bir cumlenin 20. sayfasinda bir animsayistan yola cikarak hatirladi.

Beynimiz cok acaip.


Posted via Blogaway

17 Eylül 2014 Çarşamba

Cag emek vs.

Karsimdaki insaatin en yuksek katindan beyaz baretli bir adam asagi bakiyor. O bir muhendis. Insaatta ayricalikli bir konuma sahip. Yetkisi var, emir veriyor, denetim yapabiliyor.

Fakat tum bu ayricaliklarina ragmen insa ettigi bina ve binanin icinde oldugu site onun degil, ona sahip degil. Satamaz ve kullanamaz. Sadece bir dairesi maasinin onlarca kati.

Bir insaat icin ust duzey sorumluluga sahip olabilir. Fakat tum o sorumluluk sadece ay sonu maas demek.

Insanin emegine yabancilasmasi.. mecburiyet belki. Bir isin sadece bir kismini sen yapiyorsun, tamamini degil. Ve is bitince bir baskasinin ismi, etiketi ile sunuluyor piyasaya. Kazanan patron veya sirket!

Muhendis icinde bulundugu insaatin en yuksek katindan asagi bakiyor. Ben de bulundugum yerden ona ve insaata.. acaba baktigimiz yerde gorduklerimiz kesişiyor mu?


Posted via Blogaway

14 Eylül 2014 Pazar

Babam ve...

Babam bir kac aydir kurban etmek uzere koc bakiyor. Aldiginda henuz kuzuydular. Simdi buyumus olmalilar.

Babamin hayvanlarla iliskisi garip. Senin hayvanlarin normal degil diyorum ona; Hepsininin bi kisililigi var.

Bizim cocuklar sevsin diye ordek almisti. Erkegin adi paytak. Disiyi bilmiyorum. Babam istanbula geldiginde paytak ve disisine bir komsu bakmisti. Babam koye gidince aldi tekrar. Disiyi kuluckaya yatirdi. Disi kuluckada olunca bizim paytak diger hanim arkadaslarinin yanina, yani komsu kumese gidiyormus. Babami gorunce de soylenmeye baslayip hizlica bahceden cikiyormus. Sonra komsu kumesten kovuluyor yine soylene soylene bize donuyormus. Babam bahcede nereye gitse bizim paytak arkasinda.. geveze geveze sohbet ederek babamla...

Koye gidince sahipsiz bir kedi bir kopek bulup besler babam. Kedi de kopek de bir daha ayrilmazlar pesinden.. hem terbiye eder hem ilgilenir. Nasil oluyor bilmem garip bir bag kurulur aralarinda..

Balkonda guvercinler icin bir kose.. su ve yem ayrilmistir mutlaka..

Bu yaz gittigimde ev kapisinin onundeki minik sahanlikta 4 koc beklesiyordu. Cok komik bir goruntu. Daracik yere sigismis sanki kopek gibi beklesen 4 koc. Napiyolar bunlar dedim. Babanin cikmasini bekliyorlar dedi annem. :))

Normalde suru onden, coban arkadan yurur. Bizimkiler babamin arkasindan yuruyormus. Babam durunca durup, o gittikce gidiyorlarmis. Babam onlari otlatmaya goturup oturdugunda gelip yuzlerini babamin yuzune suruyorlarmis.

Az kaldi.. kurbana surda ne var.. gitgide gelisen bir iliski.. sanirim ibrahim biraz da boyle olunuyor. Sevdiginden vermek.. hatta sevdigini vermek..

Babam, "alismamaya calisiyorum" diyordu bastan;  "ama gelip kuzular pacama surtunuyorlar beni sev diye". ne kadar kurban niyetiyle alinsalar da, sevmeyecegim dense de seviliyor emek verdigin..

Sanirim nasipse babamin gercek kurban seramonisi bu yil olacak.. allah mebruk etsin simdiden..


Posted via Blogaway

7 Eylül 2014 Pazar

Kapi gibi guvenlik gorevlisi

Gecen fatima nur kutuphaneye geldi benden evin anahtarini almak icin. Bahce kapisina gelince mesaj atti geldim diye. 5 dakika sonra kapiya yaklasmistim.

Kapidaki guvenlik gorevlisi -ki kendisiyle selamlastigimi bile hatirlamadigimi utanarak soyluyorum-;

kardesin geldi anahtari almak icin. Kutuphaneye gitti simdi gelir dedi.

Siz nerden biliyosunuz dedim. 

E cok benziyosunuz dedi :)))

(Bundan 5 dakika oncesine gidiyoruz...)

bahce kapisindaki guvenlige gidince 

Fatma Nur: Ablamdan anahtari alicam iceri girmem lazim.

Guvenlik gorevlisi: ablan iceride, az once geldi. Kutuphaneye gecmistir...

Fatmanur: nasil yani???

Guvenlik gorevlisi: e cok benziyosunuz!
*
Ne benzerlik ve ne dikkattir. Pes! :D


Posted via Blogaway

6 Eylül 2014 Cumartesi

Yine yeni yeniden..

Kac kez dagildi bu tesbihin taneleri..
Sabirla topladim her seferinde diyemem.
Bazen biraktim uzun sure oylece kaldi dagildigi yerde.
Bazen vazgectim dizmekten. Zikrimi hiclikten yana yaptim.
Bazen buyuk bir mesakkatle dizdim tekrar ardi ardina.
Her defasinda baska boncuklar karisarak arasina.
Dahlim olmadi tanelerde..
Kimi alev kehribar.. kimi sarisindan..
Kimi ametis, inci ve mercandan..
Bazilari cam bazilari elmas.
Akik veya plastik.
En sonunda birbirinin ayni olmayan tesbihlerdi elimde tuttugum, tutundugum.
Ya zikrimden, ya tanelerden yahut ipin kalitesinden dagilmasinin onune gecemedim.
Belki subhandan hamde gecmek lazim.
Veya cekmek lazim icinden cam olanlari ya ki elmaslari.
Belki de ipi degistirmek gerek
Zaaf hallerinden feragat ederek.
Bir kez daha diziyorum su sira boncuklari ardi ardina..
Subhan sensin. Hamd sana. Kemal ile gormeyi nasip et bana..
Ve tekrar dustugunde elimden taneler, kalbimi musebbih kil sana.


Posted via Blogaway

2 Eylül 2014 Salı

Kopruden once son cikis

Momentum sarkaci.. bir topa vurdugunda  suregen sekilde devam eden hareket.

Bir kez vurman yetiyor.. sonrasinda bir bastaki bir sondaki top defalarca yinelenerek ayni hareketi yapiyor ta ki biri bunu durdurana dek..

Gozumde bir moment sarkaci. Uyumsuzluga dair..

Sonsuz ve yinelenen uyumsuzluk..
Tak... tak.. tak.. tak.. tak.. tak... tak....
Biri bunu durdurmali.


Posted via Blogaway

Donemec.. donence.. donmece ya da donemece

Benden istedigin nedir rabbim diye sordum bu gece..

Neyi gormemi istiyorsun goremedigim? 
Hangi gomlegi soymaliyim eynimden? 
Icmemi istedigin sifa hangi zehrin icinde gizli? 
Donup duran felek neyi isaret ediyor?

Surgun ve imtihan..
Yollar ve dikenler..
Tuz ve civi..
Yanmak ve yanisi kavramamak..
Ben buyudum de mi bu sahnelere koydun beni
Buyu mu diyorsun ya da..

Kaniyorsan, bir varlik atfediyorsun, atiftan vazgec..
Aciyorsa, bir kalbim var diyorsun, kendine hamletme..
Agliyorsan, rolunde acemisin, usta ol.
Beden ve icindekileri emanet, sahip zannetme..
Bunlari mi diyorsun?

Ya da rol sec, kostum bic, sahne kur mu diyorsun?

Rabbim gosteriyorsun goremiyorum. 
Gozumu gonlumu ac.

Ve imtihani oldugum insanlari azad et benden..


Posted via Blogaway