Kutuphanede aksam olmak uzere. Ben niyazi col, ahmet altay, cihangir bayburtoglu, yusuf kot, elif busra ve su an yazari aklima gelmeyen bir radikalin gunlugu ile cafcaf gezisi yapiyorum. (Ve neden bunlari buraya yazdigimi bilmiyorum.)
Hepsi birbirinden farkli dusunce yapilarina sahip insanlar. Cihangir bayburtoglunu ne zamandir facebooktan takip ediyorum mesela. Bugun niyazi col mahlasiyla yazan erhan basin twitter hesabindan gectigimiz secimlerde demirtasa oy verdigi izlenimi edindim. Cizgilerinden islamci olmadigini dusunuyordum zaten. Bir radikalin gunlugu cok islamci mesela. Yusuf kot ise dindar. Yani kendilerini bilmiyorum koselerden bahsediyorum.
Neden bunlari yaziyorum cunku kendini islamci olarak tanimlayan asim gultekinin tum bu farkli insanlari ayni dergi icinde bulusturabilmesi hem basari gibi geliyor bana hem de islamciligin seyri hakkinda bir dusunce veriyor.
Misal, necip fazil, borozan dergisinde bu isimleri birlestirebilir miydi? Gerci onun dergisinde de marxist biri cizmisti fakat ekonomik sebeplerle. Ve necip fazilin sansurune razi kalarak.
Cafcafta da isler ekonomi uzerinden mi yuruyor sadece? Yoksa artik baska baska kesimler arasinda hosgoruye dayali bir tesrik-i mesai sozkonusu olmaya basladi mi?
Turkiyede mizah dergisi deyince isler cok da parlak olmamis bastan beri. Her ne kadar arenaya sonradan katilsalar da bu bahsettigim durum sadece islamci mizah dergileri icin gecerli degil.
Donem donem sivrilen iyi satan dergiler olmus ama o donemde tek. Yani mizah dergilerinin geneli adina bir mizah tuketimi pek de yuz guldurucu noktaya ulasamamis.
Sonra sonra mizah makes buldukca dergilerin karsisina beyaz cam cikmis rakip olarak. Tvdeki komedi programlari mizah dergilerine olan ihtiyaci azaltmis.
Simdi de internetin cok cok guclu bir rakip oldugunu dusunuyorum.
Twitterda yapilan paylasimlar, mizah siteleri, capsler ve daha niceleri mizahi hayatimiza daha fazla katmakla birlikte mizah dergilerine olan ihtiyaci azaltiyor olabilirler.mi?
Bastaki soruya geri donersem, yani farkli dusunce sahiplerinin cafcafta bir araya gelmeleri bir zorunluluk mu, yoksa bir ekibin basarisi mi, en azindan editorunun?
Bugun diye soruyorum kendime, bir mizah yazisi yazsam veya olaki iyi bir karikaturist olup karikatur cizsem bunu yayimlatabilecegim kac dergi var ki? Cafcaf bu anlamda bir firsat belki de.
Fakat niyazi col icin degil. Yani firsata ihtiyaci oldugunu dusunmuyorum. (Burda cizgileri usta olan ahmet altaya hic girmiyorum zira dusunce yapisi zaten muhafazakar mizahla ortusuyor.) Niyazi col yani erhan bas sahiden iyi bir cizer. Iyi bir de dusunur. Yani penguende cizmek istese ya da lemanda, kimse ona hayir demezdi sanirsam.
Bi de sahiden bu yazilari neden burda yaziyorum ki.. eger tez gunlugu ise okuyoruza eklesem daha iyi. Yok gevezelikse.. of benim neden gevezelik yapmaya ihtiyacim var ki..
Neyse yazmaya devam edersem psikanalatik analizlere girmeye baslicam.
Ha evet en basta ne demistim. Kutuphanede aksam oluyor. Harika bir farisi bir sarki kulakligimdan ruhuma akiyor.. cerag refti.. ne diyor hic bilmiyorum.. ama beni benden goturdugunu biliyorum..
Sanirim acim. Ama yalnizken insan yemek de yemek istemiyor. En az iki saat daha burdayim. Istanbulda aksam geceye erisirken.. ve ben derse her donusumde varolus problemleriyle karsilasmisken.. merhaba charles aznavur. Benimle biraz derse var misin?
Posted via Blogaway
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder