16 Ağustos 2014 Cumartesi

Ayem sarlok holms :)

Malum evde yalnizim bir kac gundur. Gunduzleri problem diil de (cunku gunduz evde diilim :p) yasliligin getirdigi bi sey midir nedir kutuphaneden eve donup karanlik oldugunu bildigim eve girerken biraz tirsak hissediyorum.

Odalardan odalara gecerken de.. hafif bir gerilim edasinda ama sogukkanliligimi koruyarak yuruyorum koridordan. Gozlerim mutemadiyen evde degisen bi sey var mi modunda; "Hmm az once bu odanin kapisi acik diil miydi?"

Biraz once de yine holden gecerken yere serpilmis gul yapraklari gordum. Tirim tirim.. gerilim saniyeleri..

"hmm ben gul yapraklarini yere serpistirdigimi hatirlamiyorum.. peki bunlari kim buraya getirdi.." "acaba gizli bir hayranim mi var.." "ya o hayran pek de hayran degilse.."

gerilim artiyor.. artmasi lazim. Ama serinkanliyim. Cigligimi aci gercekle yuzlestigim ana biraktim...

"Gunduz Zeynep gelmis olabilir mi? Hayir canim, gelse bana soylerdi. Hem ben eve girdigimde bunlar yerde degildi"

Yazarken uzun saniyeler alsa da aslinda bir suru dusunce sadece bir kac saniye icinde geciyordu aklimdan..

"Bu gul yapraklari daha evvel nerdeydi?"

Ahha dogru soru. Bi de cevabi hatirlayabilsem..

Tabi ya.. Kucuk odada kapinin hemen yanindaki servisin uzerindeydi..

E sonra? Sonrasi iyilik guzellik.. ruzgar nefes etmis, yapraklar koridora sacilmis. Vee kucuk odanin kapisi kapanmis. Bu kadar! (Acaba ruzgara kimin nefesi sinmisti?)

Son cumlenin edebiligine bakmayin. Kucuk odanin kapisini acmaya henuz cesaret edemedim :p


Posted via Blogaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder