17 Ağustos 2014 Pazar

Gecmis zaman olur ki..

Ben cocukken anneannemin horozlu bir saati vardi. Az cok hala hatirimda olsa da emin olamadigim bir oda konsepti hatirliyorum. Tvnin oldugu odadaydi. Kapidan giriste sagda bir seyin ustundeydi. Bu sey, eski konsollardan biri olabilir. Pek emin degilim. (Demek ilgilimi ceken bi sey yokmus icinde) o sag sirada tv ve telefon da hatirliyorum.. bir de radyo vardi evde. Hani su bildiginiz antika eski radyolardan.. Ama evin neresindeydi tam kestiremiyorum. Arka odada da olabilir.

Simdi nerede o horozlu saatlerden gorsem (ki kendisini hic goremedim. Karikaturlerde bir tema, fotograflarda bir obje artik sadece) o cocukluk gunleri gelir aklima. Anneannemin evi... odalar.. hatiralar.. duygular.. birden bir cocuk olurum tekrar.. ama bir buyuk gibi burnum sizlar..


Posted via Blogaway

16 Ağustos 2014 Cumartesi

7ymis abi

Ne kadan cok Rammstein yuklemisim ben bu telefona yaf.. iki sarkidan biri dicem dogru olmicak. Uc rammstein, bir tane baska sarki..

Aksama dogru kiyafetlerim siyahlasiyor. Dudaklarimda siyah bir ruj. Tirnaklarim uzuyor.. gozlerim kirmizi bir cukura donuyor..

Bir isyankar ruh.. sehri parcaliyorum felan. Yarasar cikiyor bedenimden. Kollarimda kanatlar.

Resmen evrim geciriyorum. Arada charles aznavur ciktigi icin evrimim gecikiyo. Yoksa iki saatte insani baska bi seye donusturur bu adamlar.

(Tam 7 albumu varmis telefonumda. Simdi baktim da yuh)


Posted via Blogaway

Ayem sarlok holms :)

Malum evde yalnizim bir kac gundur. Gunduzleri problem diil de (cunku gunduz evde diilim :p) yasliligin getirdigi bi sey midir nedir kutuphaneden eve donup karanlik oldugunu bildigim eve girerken biraz tirsak hissediyorum.

Odalardan odalara gecerken de.. hafif bir gerilim edasinda ama sogukkanliligimi koruyarak yuruyorum koridordan. Gozlerim mutemadiyen evde degisen bi sey var mi modunda; "Hmm az once bu odanin kapisi acik diil miydi?"

Biraz once de yine holden gecerken yere serpilmis gul yapraklari gordum. Tirim tirim.. gerilim saniyeleri..

"hmm ben gul yapraklarini yere serpistirdigimi hatirlamiyorum.. peki bunlari kim buraya getirdi.." "acaba gizli bir hayranim mi var.." "ya o hayran pek de hayran degilse.."

gerilim artiyor.. artmasi lazim. Ama serinkanliyim. Cigligimi aci gercekle yuzlestigim ana biraktim...

"Gunduz Zeynep gelmis olabilir mi? Hayir canim, gelse bana soylerdi. Hem ben eve girdigimde bunlar yerde degildi"

Yazarken uzun saniyeler alsa da aslinda bir suru dusunce sadece bir kac saniye icinde geciyordu aklimdan..

"Bu gul yapraklari daha evvel nerdeydi?"

Ahha dogru soru. Bi de cevabi hatirlayabilsem..

Tabi ya.. Kucuk odada kapinin hemen yanindaki servisin uzerindeydi..

E sonra? Sonrasi iyilik guzellik.. ruzgar nefes etmis, yapraklar koridora sacilmis. Vee kucuk odanin kapisi kapanmis. Bu kadar! (Acaba ruzgara kimin nefesi sinmisti?)

Son cumlenin edebiligine bakmayin. Kucuk odanin kapisini acmaya henuz cesaret edemedim :p


Posted via Blogaway

Cok dusunce hatasiz olmaz

Bu arada ben, gerceklerin hayalleri oldurmesinden cok, hayallerin gerceklesebilecekleri oldurebilecegine de inanirim

#inanmaksart


Posted via Blogaway

15 Ağustos 2014 Cuma

Iman etmek sorumsuzluk mu

Nasip kelimesine inanir misiniz?
Nasip kelimesinin arkasina saklanir misiniz?

(Oyle farkli ki ikisi. Birinde ceht ve teslimiyet, digerinde tembellik ve sucu baskasina atma soz konusu.)


Posted via Blogaway

Hic cekemem valla

Eger dindarsaniz (ki basortulu olmaniz sizin dini tercihlerinizi direk ele veriyo) ve biri sizin bi seyleri temsil ettiginizi, kendisinin de baska bi seyleri temsil ettigini dusunuyosa ve sizin temsil ettiginizi dusundugu seylere karsi bi ofkesi varsa, sizi buldugu yerde sozleriyle tokatlamayi bi marifet saniyo. "Huh su basortulunun ustunde sozlerimle tepinip 120 kalori ofke yakmisim. Abi hafifledim baya"

Gecen burda basortulu olmayan bir hanimla konusuyorduk. Doktora tezini kitaba cevirmeye calisiyormus. Konu, nazim hikmet memleket hikayeleri. Sosyoloji edebiyat sinemografi ucgeninde bir tahlil. Ben kendimden gecmis dinliyorum. Buyulenmis gibi adeta.

Sonra adamin biri kadin konusurken soze girip konudan tamamen bagimsiz bir sekilde, "hukumet", "gelenek", "din", "kadinin din adina somurulmesi", sanatcinin buna bir dur demesi gerektigi ile baslayan bir dunya cumleyi, icindeki bana giydirme arzuyla yanip tutusup pisirerek servis etmeye basladi.

Baktim abi eldivenlerini giymis boyuna vuruyordu.

Bu durumda ya susup kaderime razi olup bu dayagi yiyecek. Ya afedersiniz ama sanatcinin gorevi diye baslayan ordan sosyolojiye uzanan bir dizi yumruk siralayacaktim. Ve tahminime gore amca da bu iki muhtemel tepkiden birini bekliyordu.

Karar ver yasemin hangisi?

Hic beklemedigi bir yerden hamle yapmaya karar verdim.

Son derece hararetle konusurken amca. Elimle ona sert bir dur isareti yapip; bi'dakika dedim.

Sonra da kadina donup tanistigima memnun oldum deyip kalktim.

Simdi o dusunsun'du.


Posted via Blogaway

14 Ağustos 2014 Perşembe

Kulak misafirligi gunah mi?

Muhbir gibi kulak misafirligi;

Adam afganistanli. (Ama bizim asyali turklere benziyor.) Nerde dogmus bilmiyorum. Ama universiteye kadar iranda yasiyor. Universiteyi turkiyede odtude okuyor. Yuksek lisans sabanci universitesi. Doktorayi teksasta yapiyor. Ingilizceye turkceye ve farscaya hakim. Uc ulkeyi de cok iyi taniyor. (Aile baglarindan afgan kulturunu de bildigini dusunuyorsunuz) Bir turkcesi var o kadar olur. Konusunca turk zannediyorsunuz. (Hadi amerika neyse de afganistan ve iran nedense uzak geliyor. :p)

Cok kimlikli cok vatanli insanlar cogaliyor. Vatan kavramini yeryuzu olarak anlamak guzel bi sey..


Posted via Blogaway

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Iste bunlar hep tembellikten

Kutuphanede aksam olmak uzere. Ben niyazi col, ahmet altay, cihangir bayburtoglu, yusuf kot, elif busra ve su an yazari aklima gelmeyen bir radikalin gunlugu ile cafcaf gezisi yapiyorum. (Ve neden bunlari buraya yazdigimi bilmiyorum.)
Hepsi birbirinden farkli dusunce yapilarina sahip insanlar. Cihangir bayburtoglunu ne zamandir facebooktan takip ediyorum mesela. Bugun niyazi col mahlasiyla yazan erhan basin twitter hesabindan gectigimiz secimlerde demirtasa oy verdigi izlenimi edindim. Cizgilerinden islamci olmadigini dusunuyordum zaten. Bir radikalin gunlugu cok islamci mesela. Yusuf kot ise dindar. Yani kendilerini bilmiyorum koselerden bahsediyorum.
Neden bunlari yaziyorum cunku kendini islamci olarak tanimlayan asim gultekinin tum bu farkli insanlari ayni dergi icinde bulusturabilmesi hem basari gibi geliyor bana hem de islamciligin seyri hakkinda bir dusunce veriyor.
Misal, necip fazil, borozan dergisinde bu isimleri birlestirebilir miydi? Gerci onun dergisinde de marxist biri cizmisti fakat ekonomik sebeplerle. Ve  necip fazilin sansurune razi kalarak.
Cafcafta da isler ekonomi uzerinden mi yuruyor sadece? Yoksa artik baska baska kesimler arasinda hosgoruye dayali bir tesrik-i mesai sozkonusu olmaya basladi mi?
Turkiyede mizah dergisi deyince isler cok da parlak olmamis bastan beri. Her ne kadar arenaya sonradan katilsalar da bu bahsettigim durum sadece islamci mizah dergileri icin gecerli degil.
Donem donem sivrilen iyi satan dergiler olmus ama o donemde tek. Yani mizah dergilerinin geneli adina bir mizah tuketimi pek de yuz guldurucu noktaya ulasamamis.
Sonra sonra mizah makes buldukca dergilerin karsisina beyaz cam cikmis rakip olarak. Tvdeki komedi programlari mizah dergilerine olan ihtiyaci azaltmis.
Simdi de internetin cok cok guclu bir rakip oldugunu dusunuyorum.
Twitterda yapilan paylasimlar, mizah siteleri, capsler ve daha niceleri mizahi hayatimiza daha fazla katmakla birlikte mizah dergilerine olan ihtiyaci azaltiyor olabilirler.mi?
Bastaki soruya geri donersem, yani farkli dusunce sahiplerinin cafcafta bir araya gelmeleri bir zorunluluk mu, yoksa bir ekibin basarisi mi, en azindan editorunun?
Bugun diye soruyorum kendime, bir mizah yazisi yazsam veya olaki iyi bir karikaturist olup karikatur cizsem bunu yayimlatabilecegim kac dergi var ki? Cafcaf bu anlamda bir firsat belki de.
Fakat niyazi col icin degil. Yani firsata ihtiyaci oldugunu dusunmuyorum. (Burda cizgileri usta olan ahmet altaya hic girmiyorum zira dusunce yapisi zaten muhafazakar mizahla ortusuyor.) Niyazi col yani erhan bas sahiden iyi bir cizer. Iyi bir de dusunur. Yani penguende cizmek istese ya da lemanda, kimse ona hayir demezdi sanirsam.
Bi de sahiden bu yazilari neden burda yaziyorum ki.. eger tez gunlugu ise okuyoruza eklesem daha iyi. Yok gevezelikse.. of benim neden gevezelik yapmaya ihtiyacim var ki..
Neyse yazmaya devam edersem psikanalatik analizlere girmeye baslicam.
Ha evet en basta ne demistim. Kutuphanede aksam oluyor. Harika bir farisi bir sarki kulakligimdan ruhuma akiyor.. cerag refti.. ne diyor hic bilmiyorum.. ama beni benden goturdugunu biliyorum..
Sanirim acim. Ama yalnizken insan yemek de yemek istemiyor. En az iki saat daha burdayim. Istanbulda aksam geceye erisirken.. ve ben derse her donusumde varolus problemleriyle karsilasmisken.. merhaba charles aznavur. Benimle biraz derse var misin?


Posted via Blogaway

Gelecege not

Bugun Nilay ozerle tanistim. Kasimda bir kitabi daha cikacak. Edebiyat, sosyoloji ve sinema ucgeninde bir nazim hikmet, memleketimden notlar cozumlemesi. Ic giciklayici. :) ciksa da okusak


Posted via Blogaway

Hirani bul

Bu gece meteor yagisi var. Dun de vardi sanirsam. Yarin da olacakmis galiba. Ben baktim goremedim. Istanbulda olup da gorebilen var mi? Oldugunu zannetmiyorum.

Cunku sehir isik kirliligi icinde. Var olan goksel bir soleni izleyemiyoruz.. ama yok da sayamiyoruz, reddedemiyoruz da. Var ama goremiyorum diyoruz.

Hayatimizdaki pek cok baska guzellik icin "yok" demeden once de bi dusunmek lazim belki. Sakin icimizde bi seyler kirlenmis olmasin? 

Goktasi yagmurunu izlemek icin daha tenha, karanlik yerlere kacmak lazim..

Belki de guzellikleri seyretmek icin de icimizde bir yerlerde boyle korunmus bolgeler olusturmali.. tenha ve sakin.

‪#‎kendimenotlar‬


Posted via Blogaway

Sormasalar da..

Ask ne diye sorsalar.. (cok sey soylerim.. :p) cocuk asktir mesela. Dostluk.. es.. hayata inanc.. kendine inanc.. seni yoktan var eden yaraticiya iman.. varligini sevgiyle hatirladigin bir sima.. acan bir cicek dagin basinda.. gokyuzu ve sema.. yildizlar sonra en karanlik gecelerde sana goz kirpan. Dallari budanmis bir agacin filiz vermesi yeniden. Hepsi bunlarin ask hanesinden.

insan derim basli basina asktir mesela. Rahman suretinde yaratilan. Savasan. Imtihan edilen. Gunah isleyip pisman olan. O aciz ve essiz insan.

Muzik, bir sanatkarin elindeki firca, sayisiz duyguyla orulmus misralar.. hepsi ask.. 

Cocuklarinin basini oksayan bir baba. Recel kaynatan anne.. kosedeki kunduraci, marangoz ve suvari.. cicekleriyle ilgilenen bahcevan. Terleyip helale razi olan.. 

Gece ve gecedeki dusunce.. gunduz ve gunduzdeki sa'y.. isik ve karanlik. 

Derdin icindeki sabir. Sabirla beslenen inci. Inciyi saran sadef..

Bunlari goren gozler.. zehirden bal damitan kalp.. furkan olan akil.. 

Ask.. ask.. hem vallahi hem billahi hepsi ask..

ve tabi bir de istanbul.. kasemlerle bin defa ask..


Posted via Blogaway

Bir siir buldum da ekleyeyim dedim

ne çıkar yaraya basılan tuz
damarımdan geliyorsa nicedir
yokluğun mu yara
uzaklığın mı tuz
biz çiçeği dalda seven sefiller
küçük bir yarada aşkı bulmuşuz

ne çıkar kan dökmüşsen başımdan
hafızamı da dökmedin ya
dostluğun mu yasak edilen
ellerin mi beyaz
biz gurbeti kanla hatırlayanlar
birazcık ağlarız sineriz biraz

ne çıkar bir çehre bulmuşsam umulmadık
gök gibi sürgün ceberrut hasbi
gözlerin mi emanet
gönlün mü şehla
biz öfkeye çanak tutan güruhuz
toprağı da öperiz aynı iştahla

ne çıkar yan bakan fedailere inat
adını ağzımda şeker etmişsem
adın mı bozdu düşlerimi
mazin mi saklı
biz hikayesine azap sokanlar
asırlardır ad koymaya yasaklı

ne çıkar servetim aklım cigaram
uzun akşamlara yetmediyse
evin mi karantina
masken mi safir
biz sokağın topal köpekleriyiz
her birimiz bir yıkıma misafir

ne çıkar yani olmasan ne çıkar
tuzsuz bir yemektir en fazla yokluğun
adresin mi son nokta
sesin mi yasak
biz aradığını bulamayanlar
ne çıkar bir kaç yıl daha ağlasak..

*

#cafcaf taramasindan tanidigim; zuhurberk silikhayta'dan


Posted via Blogaway

11 Ağustos 2014 Pazartesi

yeni türkiye ve mutluluk gözyasları

Bekir develi tivitir hesabindan sen de sevinirdin diye biten mesajlar atmis..

Dun balkon konusmasini bir sure aglamaktan dinleyemedim. 

Yasanan o kadar cok sey vardi ki... biriken o kadar cok sey.. katman katman sargilar bir bir acildilar.. bana dair arkadaslarima dair bize dair sargili yaralar... 

Gozyaslarim durmuyor ama ben aglamaya doymuyordum. Sanki ciglik ciglik aglasam, gok gurultusuyle aglasam ancak sakinlesirdim..

Hayatimin sanirim en mutlu anlarindaydim..

Kendime bakiyor sukrediyor.. cocuklarima bakip sukrediyor.. ulkeme bakip sukrediyor.. gecmise bakip sukrediyor.. gelecek icin umud ediyor.. ve durmaksizin agliyordum...

Dun tarih yazdik... hep birlikte..

Dun sargilarimizi söktük. Iyilesen yaralarimiza baktik.. dun cocuklarimizi bekleyen guzel gunleri hayal ettik..

Rabbim utandirmasin. Kadir kiymet bilmeyi, rehavete kapilmamayi, turkiye ve dunya adina iyi seyler uretmeyi, kimseye yara acmamayi, kimsenin hakkina girmemeyi, bize verilen bu firsati heba etmemeyi, tek damlasini zayi etmemeyi, bosa bir omur gecirmemeyi, azmi terketmemeyi, verilen nimetin sukrunu eda etmeyi bizlere nasip etsin.

Kardesligi esenligi sulh ve adaleti nezaket ve samimiyeti doyasiya yasamayi bizlere nasip etsin. Bizi iyilikte oncu rehber lokomatif kilsin...

Ulkemizin ve cocuklarimizin kaderini guzel kilsin. Aydinlik etsin..

Amin amin amin...

ey oğul

Vakit.. simarma degil calisma vakti.. 

Madem millet koske cikti o halde bu sozler bize gelsin;

EY OĞUL, BEYSİN...

BUNDAN GAYRI ÖFKE BİZE; GÖNÜL ALMAK SANA

SUÇLAMAK BİZE; KATLANMAK SANA

ACİZLİK BİZE; HOŞ GÖRMEK SANA

KEM GÖZ, ŞOM AĞIZ BİZE; BAĞIŞLAMAK SANA

ÜŞENGEÇLİK BİZE, GAYRETLENDİRMEK SANA

BÖLMEK BİZE, BÜTÜNLEMEK SANA

ÇATIŞMA, GEÇİMSİZLİK, ANLAŞMAZLIK BİZE; ADALET SANA DÜŞER

EY OĞUL, BEYSİN... GÜÇLÜSÜN, KUVVETLİSİN, AKILLISIN, KELAMLISIN

ANCAK, BUNLARI NEREDE VE NASIL KULLANACAĞINI BİLMEZSEN;

ÖFKEN VE NEFSİN BİR OLUP AKLINI YENER



SABRETMESİNİ BİL, VAKTİNDEN ÖNCE ÇİÇEK AÇMA

AÇIK SÖZLÜ OL, HER SÖZÜ DE ÜSTÜNE ALMA



SEVİLDİĞİN YERE SIK GİDİP GELME

ANANI, ATANI SAY :BİLESİN Kİ; BEREKET BÜYÜKLERLE BERABERDİR



OĞUL ÜÇ KİŞİYE ACI;

CAHİLLER İÇİNDEKİ ALİME,

ZENGİN İKEN FAKİR DÜŞENE,

HATIRLI İKEN İTİBARINI KAYBEDENE...

ŞUNU DA UNUTMA! İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN...

EY OĞUL! YAŞÇA, BİLGİCE SENDEN BÜYÜK OLABİLİRİZ.



AMA SEN BEY’SİN :BİZ SENİN YANINDA, SENİN EMRİNDEYİZ...

BUNU BİLESİN... LAKİN UNUTMA!

YÜKSEKTE YER TUTANLAR AŞAĞIDAKİLER KADAR EMNİYETTE DEĞİLDİR...

HAKLI OLDUĞUNA İNANIYORSAN MÜCADELEDEN KORKMA:



YILGINLIK GÖSTERME...

BİLESİN Kİ! ATIN İYİSİNE DORU, YİĞİDİN İYİSİNE DELİ DERLER!

YOLUN UZUN, İŞİN ÇETİN, YÜKÜN AĞIRDIR...



Allah YARDIMCIN OLSUN.

vesayet senin neyine

Erdoganin da Demirtasin da bir misyonu bir vizyonu bir davasi bir projesi kendilerine has bir idealleri vardi. kendileri ve secmenleriyle ilgili. Dunyaya ve ulkeye dair..

Ihsanoglu ise bunlardan uzak bir amacla sadece erdogani ekarte etmek icin secilmis vizyonsuz, misyonsuz, hedefsiz, gercek bir amaci olmayan, heyecansiz, tutkusuz ve hirssiz bir aday... ne beklenirdi? 

Projesi olmayan bir proje aday icin yine iyi oy aldi. Partiler tarafindan gosterilmeyip tek basina aday olsaydi %1i gorebilir miydi?

Keske mhp ve chp herhangi bir vatandasin gorebildigi bu gercegi gorebilse...

Bir ulkusu, bir hayali, bir heyecani, bir hedefi, gerceklestirmek istedigi kendi amaci olan liderler secse kendine..

Ve bu hayal... birinin bittigini gormekten daha millete faydali bi sey olsa.

Hala kem kum ik mik secim degerlendirmeleri. Veryansin etmeler.. halki kucuk gormeler.. kucuk gordugun insana neden hizmet etmek istiyorsun ki abicim. Git tatil yap biraz.